“2023 Hedeflerine Doğru Kutlu Yürüyüş Devam Edecek”

“2023 Hedeflerine Doğru Kutlu Yürüyüş Devam Edecek”

20. Muhtarlar toplantısında Türkiye’nin farklı illerinden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelen muhtarlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 hedeflerine doğru olan kutlu yürüyüşünü ve terörle mücadelesini kararlılıkla devam ettireceğini vurgulayarak, “Bölgemizdeki krizler karşısında izlediğimiz insani politika da sürecektir. Birileri bizim bu 3 yükü birden omuzlayamayacağımızı, geçmişte sıkça yaşandığı gibi, dizlerimizin üzerinde çöküp kalacağımızı sanıyor, ama yanılıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gerçekleştirdiği 20. Muhtarlar Toplantısı’nda, Türkiye’nin 13 ilinden mahalle ve köy muhtarı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi.

Toplantı vesilesiyle Aksaray, Artvin, Bursa, Erzurum, Iğdır, Karaman, Kars, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Muş, Samsun ve Sinop’tan gelen 400’e yakın köy ve mahalle muhtarı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın misafiri olarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde verilen öğle yemeğinde ağırlandı.

ŞİLİ, PERU VE EKVADOR ZİYARETLERİ

Yemek öncesinde muhtarlara hitaben bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta gerçekleştirdiği Şili, Peru ve Ekvador ziyaretlerini hatırlatarak, buralarda hem resmî temaslarını gerçekleştirdiklerini hem de ziyaretlere katılan Türk iş adamları için düzenlenen iş konseyi toplantılarına iştirak ettiklerini belirtti. Türkiye’nin sınırlı ilişkilerinin olduğu coğrafyalarla bugün, diplomatik temas, ticaret ve insani münasebetler bakımından oldukça yakın iş birliği içinde olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Güney Amerika ülkeleri ile toplam ticaret hacminin, geçen 13 yılda 1,5 milyar dolardan 9 milyar dolara yükselmesini bu gelişmeye örnek olarak gösterdi.

“Oturulduğu yerde netice alınmıyor, kimse oturduğun yerde gelip bulmaz. Sen dolaşacaksın. Koşacaksın, koşturacaksın ve netice alacaksın. İşte 13 -14 yıldır biz bunu yaptık, halen yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin Türkiye’yi ısrarla kendi içine kapatmaya, kendi iç meselelerine gömmeye çalışsa da, küresel vizyonlarını koruyarak hedeflerine yürümeye devam edeceklerini söyledi.

“AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZIN GÖKLERDE DALGALANMASINA MANİ OLAMAYACAKLAR”

Türkiye ne zaman atağa kalksa, ne zaman kendi ayakları üzerinde durmaya çalışsa, hep aynı oyunun sahneye konduğuna, 1960 darbesinden bu yana oynan oyundan netice alındığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 hedeflerine yürüyen Türkiye’nin ayağına, bugün bir kez daha aynı çelmenin takılmak istendiğini belirtti ve şunları ekledi: “Suriye’de, 400 bin masum insanın canı pahasına kurulan tezgâhın amacını çok iyi biliyoruz. Silah bırakma aşamasına gelen bölücü terör örgütünün yeniden bölgeyi kana ve yıkıma sürüklemesinin gerisindeki saiklerin gayet iyi farkındayız. Ama işte burada, siz muhtarlarımızın huzurunda bir kez daha söylüyorum: Başaramayacaklar. Milletimizi bölemeyecekler. Ülkemizi parçalayamayacaklar. Ay yıldızlı bayrağımızın göklerde dalgalanmasına mani olamayacaklar. Minarelerden günde 5 vakit okunan ezanları susturamayacaklar. Biz 79 milyon vatandaşımızla, sınırlarımız dışında da bulunsa gönlü bizimle olan tüm kardeşlerimizle birlikte; tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet demeye devam edeceğiz.”

“BİRİLERİ, DİZLERİMİZİN ÜZERİNDE ÇÖKÜP KALACAĞIMIZI SANIYOR, AMA YANILIYOR”

Türkiye’nin sadece bir ülke adı değil, aynı zamanda yüz milyonlarca mazlum, mağdur ve mümin için umudun adı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başarısının yüz milyonların sevinci, Türkiye’nin sıkıntısının ise yüz milyonların üzüntüsü olduğunu ifade etti. Bu bakımdan sorumluluklarının çok büyük olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, 2023 hedeflerine doğru olan kutlu yürüyüşünü ve terörle mücadelesini kararlılıkla devam ettirecek, bölgemizdeki krizler karşısında izlediği insani politikayı da sürdürecektir. Birileri bizim bu 3 yükü birden omuzlayamayacağımızı, geçmişte sıkça yaşandığı gibi, dizlerimizin üzerinde çöküp kalacağımızı sanıyor, ama yanılıyor. Hep diyorum, Türkiye, eski Türkiye değildir. Yeni Türkiye’nin henüz inşa sürecinde olabiliriz, ama hamdolsun temelleri sağlam attık. İşimiz zorlaşmış olabilir; ama istikametimizi ve azmimizi kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin karşısına hangi güçler, hangi piyonlar çıkartılırsa çıkartılsın, millet olarak tarihinden, medeniyetinden ve kültüründen aldığı gücünün olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, karşımızdakilerin ve onların arkasındakilerin cesametine değil, kendi doğrularımıza, kendi yüreğimize, kendi vicdanımıza bakacağız, böyle yürüyeceğiz. Şayet doğru yolda olduğumuza inanıyorsak ki bundan zerre kadar şüphemiz yok, sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Ana muhalefet partisi temsilcilerinden kimilerinin yurtdışına gederek PYD ve YPG’nin terör örgütü olmadığı yönünde açıklamalarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “PKK nasıl terör örgütü ise, onlar da aynı şekilde terör örgütüdür. Ama bu ifadeyi kullananlar ne yazık ki bu terör örgütlerinin avukatı konumundalar. Hele bir de ana muhalefet partisinin mensupları olunca durum çok daha farklı bir hale geliyor. Şu hale bakın, ne günlere kaldık” diye konuştu.

“AMERİKA BİZİMLE Mİ, YOKSA TERÖR ÖRGÜTÜ PYD VE YPG İLE Mİ BERABER?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri’ne PYD’nin terör örgütü olduğunu söylediklerini; ülke yetkililerin de ‘hayır biz onları terör örgütü olarak görmüyoruz.’ dediklerini aktararak, “Ey Amerika, size kaç kere söyledim; siz bizimle mi berabersiniz, yoksa bu terör örgütü PYD ve YPG ile mi berabersiniz?” diye sordu ve sözlerine şunları ekledi: “Ne PKK’yı bize tanıtabilirsiniz, ne PYD’yi, ne YPG’yi bize tanıtabilirsiniz. Bunları biz gayet iyi biliriz. DAEŞ’i de biliriz, bunları da biliriz. Ama siz bunların hiçbirini bugüne kadar tanıyamadınız. Tanıyamadığınız için de bölge kan revan içinde, kan gölü halinde. Bu nasıl ortaklık, anlamak mümkün değil. Defalarca söylememize anlatmamıza rağmen, karşımızda susuyorlar, gıyabımızda ‘Biz bunlara böyle bakmıyoruz’ diyorlar. Bu nasıl bir anlayıştır?”

Siyasetin dilini, diplomasinin imkânlarını, pazarlık gücünü bugüne kadar ihmal etmediklerini ve bundan sonra da etmeyeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama asıl olan ne biliyor musunuz muhtar kardeşlerim? ‘Lâ gâlibe illallah.’ Galip olan sadece Allah’tır, bunu bileceğiz. Bu düsturu, bu ölçüyü aklımızdan çıkarmadan yolumuza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“MÜTTEFİK DEDİĞİMİZ ÜLKELER PYD’YE SAHİP ÇIKIYOR”

Geçtiğimiz günlerde bir Güneydoğu Bölgesi’ne giden bir köşe yazarının, gazi olan bir polisin kendisine söylediği, “Çok şehit verdik Kurşunlu Camii’nde; ama halkı kazandık. 15 yıldır bu bölgedeyim, halkın bize desteğini hiç böyle görmedim” sözlerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gerçekten de karşımızda hiçbir kutsalı, hiçbir insani ve ahlaki ölçüsü olmayan bir örgüt var. PKK da öyle, PYD de öyle, DHKP-C de öyle DAEŞ de öyle, bunların hepsi aynı… Kendileri gibi düşünmeyen, kendilerine destek vermeyen hiç kimseye hayat hakkı tanımayan, ideolojik saplantıları uğruna kendi yandaşlarını dahi ateşe atmaktan sakınmayan bir örgütle karşı karşıyayız. Çocukları, kadınları kullanmaktan çekinmeyen bu örgüte, dünyadaki insan hakları savunucularının tek bir söz söylediğini bugüne kadar duymadık, görmedik. Tam tersine, bu örgütün bir parçası olan PYD’ye müttefik dediğimiz ülkelerin dahi sahip çıktığını görmekten, gerçekten üzüntülüyüm”

“AKREPLE KURBAĞANIN HİKÂYESİNDEKİ GİBİ, O AKREP MUTLAKA BİR GÜN ONLARI DA SOKACAKTIR”

Avrupa ülkelerinin bir kısmının, uzun süre PKK ve DHKP-C gibi örgütlere ve onların paravan kuruluşlarına müsamaha göstererek kaynak aktardığına, hatta tescilli katillerin ellerini kollarını sallayarak dolaşmasına izin verdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu uyarılarda bulundu: “Buradan bir kez daha ifade ediyorum. Bu iş akreple kurbağanın hikâyesi gibidir. O akrep mutlaka bir gün onları da sokacaktır. Çünkü onun karakteri böyledir. ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ basitliği, müttefikliğe yakışmaz. Suriye’de yapılan işin adı işte budur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DAEŞ’le mücadele bahanesiyle bölgeye yerleşip Suriye halkını, çoluk çocuk demeden katledenlerin gerçek yüzlerini tüm dünyaya ifşa etmeye devam edeceklerini açıklayarak, “Dün Çanakkale’de güç mücadelesi veren 7 düvel, bugün aynı işi Suriye’de yapıyor. Suriye’de yaşanan hadise, artık bir tehcir, bir soykırım halini almıştır” saptamasında bulundu ve şu değerlendirmeleri yaptı: “Mültecileri öcü gibi görenlerin, bu sorunun sebebi olan Esed rejimine kör ve sağır kalmaları ibret vericidir. Ne diyor Birleşmiş Milletler? ‘Kapınıza dayananları içeri alın.’ Sen ne işe yarıyorsun? Şu ana kadar Irak ve Suriye olmak üzere 3 milyon insanı evimize biz aldık. Siz ne aldınız, kim ne aldı? 300 kişinin, 500 kişinin, bin kişinin hesabını yapıyorsunuz, biz 3 milyon aldık. BM olarak bize verdiğiniz destek 455 milyon dolar; millî bütçeden yaptığımız harcama 10 milyar dolara yaklaştı.”

“TÜRKİYE TERÖRLE, TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELESİNDE YALNIZ BIRAKILDI”

Artık, kendi iç güvenliğimizin de bir parçası haline dönüşen Suriye meselesinde; Türkiye’nin, herkesin gayet haklı ve rasyonel bulduğu çözüm tekliflerinin hayata geçirilme zamanı geldiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörün artık mesafeleri ve sınırları aşan gücünü görmezden gelerek, kendi evinde huzur içinde yaşayabileceğini sananlar, asla temenni etmiyoruz ama yanıldıklarını göreceklerdir” diye konuştu. Türkiye’yi terörle, terör örgütleriyle mücadelesinde yalnız bırakanların, Türkiye’yi o zaman daha iyi anlayacağını ama o zaman da çok geç olacağını söyledi.

“Terör için, İstanbul ve Ankara’nın Moskova’dan, Washington’dan, Berlin’den, Paris’ten, Roma’dan, Tahran’dan farkı olmadığını biz acı tecrübelerimizle çok iyi biliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şu sözlere yer verdi: “Suriye’de ölenlerin canını, Avrupa’da, Rusya’da, Amerika’da yaşayanlardan daha az değerli görmek, insanlıktan nasibini almamaktır. Ankara’da, İstanbul’da patlayan bombayı Paris’te patlayan bombadan önemsiz görmek, iki yüzlülüğün ta kendisidir. Suriye’deki ateşe odun taşıyarak yanmakta olan alevi harlayanlar, bir gün benzer bir ateşin kendi evlerini sarabileceğini de düşünmelidirler. İşte o gün yanınızda güçlü destekler bulabilmeniz için, şimdi doğru bir tutum ortaya koyabilmeniz şarttır.”

“ANA MUHALEFET PARTİSİ MİLLETVEKİLLERİ BÜYÜK BİR İHANETE ORTAK OLUYOR”

Türkiye’nin terörle mücadelesinde; tüm siyasi partilerin, tüm siyasetçilerin, tüm sivil toplum kuruluşlarımızın, akademisyenlerin, yazarların, meslek kuruluşlarının devletinin ve milletinin yanında güçlü bir duruş sergileyemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerine akademisyen diyen güruhun, terör örgütü ağzıyla bildiri yayınladığını, başka bir gün siyasetçi sıfatı taşıyan birilerinin çıkıp devleti suçlayarak terör örgütünün yanında yer aldığını, başka bir gün de bazı sanatçı, yazar ya da derneklerin aynı şekilde örgütün kavramlarıyla hükûmete, hatta şahsına saldırdıklarını kaydetti.

“Daha açık bir şekilde ifade edecek olursam, terör operasyonları, Ankara’da sadece iki partinin genel merkezini rahatsız ediyor” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biri malum parti ki onlara zaten diyecek bir sözümüz kalmadı değil mi? Çünkü onlar talimatları Kandil’den alıyor, onlarla beraber turistlik seyahat yapıyor, gidiyor geliyorlar. Diğeri de ne yazık ki ana muhalefet partisinin genel merkezi. Öyle ki, terör örgütünün bile ‘sonuna kadar direndiler, çarpıştılar’ diyerek sahip çıktığı teröristlere yönelik operasyonları ana muhalefet partisinin milletvekilleri ısrarla ‘toplu infaz’ şeklinde sunmanın çabası içindeler. Hatta ana muhalefet partisinin milletvekilleri terör örgütünün en büyük hayali olan bölgeyi uluslararası müdahaleye açma projesine de destek vererek daha büyük bir ihanete ortak oluyorlar. Kendi devletinin karşısında terör örgütünün yanında yer alarak siyaset yapılmaz, siyasetçi olunmaz, dünyanın hiçbir yerinde bunun örneğini göremezsiniz. Kongre kazanabilirsin, delegeleri kazanabilirsin, ama milleti kazanamazsın.”

“ANA MUHALEFETİN EN ÖNEMLİ SORUNU FOTOĞRAFI KİMİN İNDİRDİĞİ”

Terör örgütünün güdümündeki partinin kendileri için yok hükmünde olduğunu; ancak ana muhalefet partisinin genel başkanı ve kimi milletvekillerini aynı yanlışın içinde görmenin kendilerini endişeye sürüklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü ana muhalefet partisi dediğiniz iktidar partisinin alternatifidir, yani teorik olarak hükûmete gelme ihtimali en yüksek olan partidir. Bu anlayışla iktidara gelecek bir ana muhalefet partisinin terörle mücadeleyi nasıl yürüteceğini, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini nasıl koruyacağını anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Gerçi milletimiz kendilerine böyle bir imkânı vermeyeceğini her seçimde defalarca ortaya koydu zaten” dedi.

Ana muhalefet partisinde gündemdeki tartışmalara da değinerek, “Bakınız dünya yanıyor, Türkiye kavruluyor. Ana muhalefetin en önemli sorunu; fotoğrafı kimin indirdiği… Zaten o fotoğrafın sahibi sizin bu durumunuzu görmüş olsa sizi orada bir saniye tutmaz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “50 günde fotoğrafı kimin indirdiği meselesini çözemeyenlerden ülkenin sorunlarının çözümüne katkı sağlamasını beklemek elbette hayalcilik olur. Buna rağmen sahip olduğu sıfat itibariyle bu partinin çok daha sorumlu bir politika izlemesini ümit etmekten kendimizi alıkoyamıyoruz” açıklamasında bulundu.

“MASAYA OTURMADAN MASAYI DEVİRMENİN ÇABASI İÇİNDELER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı çarpık anlayışın yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarında da kendini gösterdiğine işaret etti ve “Ağızlarını açtıkları zaman ‘12 Eylül Anayasası, darbe anayasası’ derler, ama ‘gelin yenisini yapalım’ dediğinizde ise hemen işi yokuşa sürerler. Şimdi de daha masaya oturmadan masayı devirmenin çabası içindeler. İş lafa gelince mevcut sistemin yürütmeyi ve yasamayı birlikte kontrol eden yönünden şikâyetler ederler; ama ‘gelin sistemi değiştirelim, güçler ayrılığını tahkim edelim’ dediğinizde, bu defa da ipe un sererler. Çünkü bunların sorun çözmek diye bir derdi yok, çünkü bunların kendileri sorun. Bugüne kadar milletin hiçbir yarasına merhem olmadıkları gibi, sürekli yaraları kaşıyarak kanatmayı marifet sanırlar, siyaset sanırlar” eleştirilerinde bulundu.

13 yıldır milleti birleştirmenin, kenetlemenin, kanayan yaraları sarmanın ve Türkiye’nin her köşesine muhabbet mayalamanın peşinde olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mardin’den Edirne’ye, Rize’den Hatay’a kadar her vatandaşın geleceğe umutla, güvenle bakmasının mücadelesini verdiklerini belirtti.

“KİFAYETSİZ SİYASETÇİLERE RAĞMEN, YENİ TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDECEĞİZ”

Son 13 yılda Türkiye’de yaşanan değişime değinerek sağlık, ulaşım, eğitim, enerji ve sosyal güvenlik alanlarında verilen hizmetlere, devrim niteliğindeki yaşanan dönüşüme sayılar ve istatistikler eşliğinde örnekler veren ve bunlarla birlikte demokraside, ekonomide yeni Türkiye’nin inşası için çalıştıklarını da sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlara hitaben “Terör örgütünün saldırılarına rağmen, paralel devlet yapılanması örgütünün ihanetine rağmen, ihtiraslarının eseri haline gelmiş kifayetsiz siyasetçilere rağmen, inşallah sizlerle birlikte yeni Türkiye’yi inşa edeceğiz, ihya edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni teşriflerinden dolayı muhtarlara teşekkür etti ve kendilerinden mahalle ve köylerinde bulunan vatandaşlara selam, saygı ve muhabbetlerini iletmeleri ricasında bulundu.

2023 Hedeflerine Doğru Kutlu Yürüyüş Devam Edecek -B76