Bir hayal gerçek oldu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bir hayal gerçek oldu. Şimdi bu suyun, gelen suyun en iyi şekilde yönetilmesi ve Kıbrıslı soydaşlarımıza en iyi şekilde takdim edilmesi önem taşıyor. Bu yönetim modeli suyun gelmesi gibi önemlidir.” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Müslüman ve Hristiyanların, Türkler ve Rumların yan yana barış içinde yaşadığı bir Kıbrıs Adası, Ortadoğu’ya güzel örnek olacağı gibi Avrupa’da da İslamofobi’nin yaygınlaştığı, ön yargının arttığı bir dönemde Avrupa’da da yeni bir çığırın açılmasına vesile teşkil edecektir” dedi.

Davutoğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile düzenlediği ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin sadece bir ülkenin birliğe katılması değil, aynı zamanda bir kıtanın geleceği, küresel barış, dinler, kültürler arası barış anlamında da büyük, yeni bir adım niteliği taşıyacağını ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Bu adımı Kıbrıs’ta önce atabiliriz. Müslüman ve Hristiyanların, Türkler ve Rumların yan yana barış içinde yaşadığı bir Kıbrıs Adası, Ortadoğu’ya güzel örnek olacağı gibi Avrupa’da da İslamofobi’nin yaygınlaştığı, ön yargının arttığı bir dönemde Avrupa’da da yeni bir çığırın açılmasına vesile teşkil edecektir” diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu gösterilen misafirperverlikten dolayı teşekkür ederek, “Her ne suretle olursa olsun, iyi ve kötü her şartta Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’nin yanında olduğunu 78 milyon adına bir kez daha buradan duyurarak inşallah önümüzdeki dönemde daha güzel vesilelerle yine bir araya gelmeyi ümit ederek sözlerime son veriyorum” ifadesini kullandı.

Soruları cevaplandırdı

Bir gazetecinin, Brüksel’de Rum yönetimi lideri Anastasiadis ile sohbetinin ilgi uyandırdığını belirterek, değerlendirmesini sorması üzerine Davutoğlu, bunun özel bir görüşme olmadığını, bütün liderlerle yaptığı gibi ayaküstü, medeni ortamda, hal-hatır sorma şeklinde görüştüklerini belirtti.

“Orada da vurguladım, Brüksel’de, bütün Avrupa Birliği forumlarında, KKTC temsilcisi eksik oldukça aile fotoğrafı eksik kalır” diyen Davutoğlu, çözüm olması ve adanın bütününü temsil eden liderlerin bu forumlarda olmasına yönelik temennisini dile getirdi. Başbakan Davutoğlu, “Sayın Anastasiadis ile olan ayaküstü, diğer liderlerle birlikte yaptığım konuşma da karşılıklı medeni, insani bir sohbet mahiyeti taşıdı” diye konuştu.

“Kritik konular hala devam ediyor”

Başka bir gazetecinin, Kıbrıs’ta çözüme ne kadar yakın olunduğunu sorması üzerine, Başbakan Davutoğlu, “epey bir mesafe alındığını” belirtti. 2004’teki referandumu, o sürecin birikimini hatırlatan BaşbakanDavutoğlu, şunları söyledi:

“Kıbrıs dosyası, bir müzakere dosyası bağlamında dünyada en teferruatlı düşünülmüş, konuşulmuş, tartışılmış dosyalardan biridir. Müktesebatı çok zengindir. Herkes karşının görüşlerini büyük ölçüde bilir ve Birleşmiş Milletler müktesebatı da yeni çözüm üretmekte son derece zengin bir geçmişe sahiptir. Önemli olan Kıbrıs sorununda, siyasi irade. Yani güçlü bir siyasi iradeyi ortaya koyup, bu çözümün olması gerektiği. 2004’te çok zor şartlarda Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’de yaşayan Türkler, çok zor şartlarda güçlü bir siyasi irade sergilediler ve referandumda ‘Evet’ dediler. Aynı güçlü iradeyi maalesef güneyde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafında görmedik. Ümit ederiz ki bu sefer bütün bu müktesebat üzerinde varılacak sonuçlar ki kritik konular hala devam ediyor, hala konuşulması gereken kritik konular var. Bunlarda mutabakatta kalındıktan sonra bu sefer güçlü bir siyasi iradeyle olumlu bir netice alırız diye ümit ediyoruz. Önemli olan müzakerelerin karşılıklı anlayış içinde doğru istikamette seyretmesi.”

“İşin zor tarafı geçti”

Bir gazetecinin, “Asrın Projesi’nde Türkiye’nin tavrı nedir, suyun yönetimi konusunda?” sorusu üzerine, Başbakan Davutoğlu, “Gerçekten ‘Asrın Projesi’. Herhalde 1974 yılında Anadolu çocukları Kıbrıs’a doğru bir özgürlük mücadelesi için yola çıktıklarında bir gün aynı güzergahtan dünyada gerçekleşmesi kolay görünmeyen bir projenin, bu sefer Anadolu’nun suyunun, aynı güzergahta Kıbrıs Adası’na bir bütün olarak ve Kıbrıslı soydaşlarımıza da öncelikli olarak geleceğini kimse düşünemezdi. Geldi, bunu gerçekleştirdik” karşılığını verdi. Davutoğlu bu konuda hiçbir masraftan kaçınılmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Çünkü bu bizim için herhangi bir ekonomik proje değil, stratejik ve psikolojik boyutu son derece derin,çok önemli bir mesaj projeydi, Anadolu ile Kıbrıs Adası’nı tekrar bağlamak. Barış açısından da önemli proje. Çünkü biz daha ilk günden gelecek suyun sadece Kıbrıslı Türklere değil, Kıbrıslı Rumlara da zamanla iletileceğini ve bir barış projesi olduğunu da gündeme getirdik. Elhamdülillah, bu da gerçekleşti, bir hayal gerçek oldu. Şimdi bu suyun, gelen suyun en iyi şekilde yönetilmesi ve Kıbrıslı soydaşlarımıza en iyi şekilde takdim edilmesi önem taşıyor. Bu yönetim modeli suyun gelmesi gibi önemlidir. Çünkü biz Türkiye’de daha önce yaşadığımız tecrübelerden de biliyoruz, suyun varlığı ayrı bir şey ama suyun yönetimi konusunda doğru bir tavır olmazsa, doğru bir yöntem geliştirilmezse 1994 öncesinde İstanbul’da su olmakla birlikte yönetilemediği için su kesintileri vardı. Onun için bir model etrafında çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı ile biraz sonra da Sayın Başbakan’la da bunları konuşacağız, bu su Kıbrıslı Türklerindir artık. Önemli olan en doğru yöntemle bunun kullanılması, bir ara formüller, yöntemler üzerinde düşünüyoruz, hiç merak edilmesin. Kıbrıs’ta işin zor tarafı geçti, Kıbrıs’a su geldi.”

Kıbrıs’ta boru hatlarının sağlıklı şekilde yenilenmesine de ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Davutoğlu, “Bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak gereken çalışmayı yapacağız. Ek bir yatırımla bütün altyapıyı yenileyerek bu suyun sağlıklı bir şekilde kullanılmasını sağlayacak tedbirleri de alacağız. İnşallah birlikte en doğru yöntemi de bulacağız” dedi.

 

enerji petrol medya -TÜRKİYE- HABER GAZETESİ (2)