Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kaynaklarını krizden ve kaostan beslenen çevrelere yedirmemekte kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kaynaklarını krizden ve kaostan beslenen çevrelere yedirmemekte kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Sigorta Tanıtım Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin rızkını, Türkiye’nin kaynaklarını krizden ve kaostan beslenen çevrelere yedirmemekte kararlıyız. Türkiye’yi kur-faiz-enflasyon üzerinden sıkıştırma gayretlerini boşa çıkarmayı sürdüreceğiz. IMF ile kapalı kapılar ardında pazarlığa tutuşanların bir daha Türkiye’yi eski günlerine geri döndürmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Sigorta Tanıtım Töreni’ne katıldı.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek nesillere güçlü bir ekonomi bırakma hedefiyle 2016 yılında Türkiye Varlık Fonu’nun kuruluşunu gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

“KAMU SERMAYELİ SİGORTA ŞİRKETLERİNİ TEK ÇATI ALTINDA BİRLEŞTİRDİK”

Fonun, kuruluşundan bu yana geçen dört yıllık sürede sekiz farklı sektörden, 20 şirket, iki lisans ve taşınmazlardan oluşan güçlü bir portföye ulaştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de sigorta sektörümüze yeni bir vizyon kazandıracağına inandığım stratejik bir hamleyi hayata geçiriyoruz” diye konuştu.

Geçen yıl açıkladıkları yeni ekonomi programında sigortacılık ve bireysel emeklilik alanındaki reformları hızlandıracaklarını ilan ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Türkiye Reasürans Anonim Şirketini kurarak bu yönde iki kritik adım attık. Kamu sermayeli sigorta şirketlerinin tek çatı altında birleştirilmesi ile bu sürecin eksik kalan yanını da tamamlamış oluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, atılan bu adımın sadece sigortacılık sektörüne değil finans piyasasına ve reel ekonomiye de önemli katkılarının olacağını belirterek, “Türk sigorta ve emeklilik sektörü ne kadar yüksek düzeyde fon biriktirirse ülkemizin büyümesine ve kalkınmasına o derece destek verecektir. Birbirini tamamlayan kamu sermayeli 6 köklü kurumumuzun faaliyetlerinin tek çatı altında toplanması bu şirketlerin verimliliğini artıracak, maliyetleri düşürecek, sektöre yeni bir dinamizm kazandıracaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“SEKTÖRÜMÜZÜ KÜRESEL REKABETTE ZİRVEYE TAŞIMASINI ÜMİT EDİYORUM”

Türk sigortacılığının en önemli sorununun sektörün belirli branşlarda yoğunlaşması ve yeni ürün geliştirmekte yetersiz kalması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye sigorta yenilikçi bakış açısıyla sigortacılık hizmetlerinin daha geniş kesimleri ulaşması ve istikrarlı büyümenin devamlılığı adına önemli bir misyon üstlenecektir. Yeni yapının kar gayesi yanında sektör ve kamu yararını da önceleyen bir zihniyetle çalışması sistemin yenilikçilik açığını da giderecektir. Önümüzdeki dönemde sektörde hem sigorta hem de emeklilik tarafında önemli gelişmeler yaşanmasını bekliyoruz. Türkiye’den bölgesel bir sigorta lideri çıkarma hedefimize bir adım daha yaklaştığımıza inanıyorum. Adını gücünden alan Türkiye Sigorta’nın sigorta sektörümüzü küresel rekabette zirveye taşımasını ümit ediyorum” dedi.

“DÜNYA ARTIK HİÇBİR ŞEYİN ESKİSİ GİBİ OLMAYACAĞI YENİ BİR DÖNEME GİRMİŞTİR”

Çin’de başlayan Kovid-19 hastalığının insanlığın son bir asırda karşılaştığı en ciddi sağlık krizlerinden birisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 900 bine yakın insanın hayatına mal olan bu salgına gelişmiş ülkeler dâhil birçok devletin hazırlıksız yakalandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Maddi zenginlik olarak bizden kat be kat üstte olan devletler bu süreçte kamu güvenliğinden temel sağlık ihtiyaçlarının teminine kadar birçok alanda ciddi sıkıntılarla karşılaştılar. Sağlık sigortası olmayan insanların ölüme terk edildiği, tedavi hizmetlerinin astronomik rakamlarla sunulduğu durumlara dünyada şahit olduk. Dünya artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yeni bir döneme girmiştir. Her ne kadar Kovid-19 öncelikle sağlıkla ilgili bir kriz olsa da sonuçları itibarıyla hayatımızın her alanını derinden sarsmıştır.”

Yılın ilk yarısında küresel ölçekte büyük üretim kayıpları, işsizlik oranlarında yükseliş ve tüketim alışkanlıklarında değişiklikler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının sarsıcı etkisinin daha iyi anlaşılmasıyla uluslararası kuruluşlar küresel büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyona gitmek durumunda kalmışlardır” dedi.

EKONOMİK İSTİKRAR KALKANI PAKETİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tabloda salgının yayılmasına karşı aldıkları tedbirlerin ve uyguladıkları destek politikalarının çok büyük katkısı bulunduğuna değinerek, şunları kaydetti: “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi ile vatandaşlarımızı, esnafımızı ve firmalarımızı salgının olumsuz etkilerine karşı korumaya aldık. Salgının en kritik evresinde ne sağlık sistemimizin çökmesine ne kamu düzeninde herhangi bir aksaklık yaşanmasına ne de ekonomimizin tümüyle durmasına izin verdik. Yine bu dönemde milletimize sürekli karamsarlık aşılayan, haritada yerini dahi bulamayacakları ülkeleri Türkiye’ye örnek gösteren muhalefetin bizi çekmek istediği tuzağa düşmedik. Türkiye gerçeklerinden kopuk, topluma maliyeti hesap edilememiş fevri kararları almak yerine soğukkanlı bir şekilde süreci yönettik. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin getirdiği avantajları en iyi şekilde kullanarak hamdolsun ülkemizi bugünlere kadar getirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyayı kasıp kavuran yeni tip koronavirüs salgınından hasarsız çıkmanın mümkün olmadığını belirterek “Hizmetler sektörü ve turizm başta olmak üzere kimi iş kollarında bu süreçten bizim de menfi etkilendiğimiz bir gerçektir. Ancak diğer ülkelere göre bu etkiyi asgari düzeyde tutmayı başardık” diye konuştu.

Dünyada yatırımların durma noktasına geldiği bir dönemde, hem kamu hem de özel sektöre ve sektör yatırımlarına hız verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya ile eş güdüm içinde attıkları normalleşme adımlarıyla ekonomiyi yeniden rayına oturttuklarını ifade etti.

Son dönemde sağladıkları finansmana erişim kolaylıkları ve uygun kredi imkânları sayesinde otomotiv ve konut satışlarında rekor kırdıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Otomobil üretimde temmuz ayında yılın ikinci çeyreğine göre yüzde 83,3 gibi çok büyük bir sıçrama yakaladık. Otomobil satışlarıysa temmuz-ağustos döneminde yılın ikinci çeyreğine göre yüzde 64,2 oranında yükseldi” ifadelerini kullandı.

“Tarih boyunca ülkemizin bileğini diplomaside, savunmada, askerî alanda bükemeyenler, silah olarak her zaman ekonomiye sarılmışlardır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların milletin işine, aşına, boğazındaki lokmasına kastederek Türkiye’yi taviz vermeye ve iddialarından vazgeçirmeye çalıştıklarını söyledi.

“ÜLKEMİZE EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞINI YENİDEN KAZANDIRDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ekonomisinin yeterince güçlü olmadığı dönemlerde maalesef netice de alındığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bu hamlelerin en önemli araçları her zaman kur, faiz ve enflasyon olmuştur. Ülkemiz, gecelik faizlerin yüzde 7 bin 500’lere çıktığı günleri yaşamıştır. Vergi gelirlerinin faiz ödemelerini dahi karşılayamadığı dönemleri gördük. Memur maaşlarını ödeyememe tehlikesiyle karşılaştığımız zamanlar oldu. IMF kapılarında birkaç milyar dolar için avuç açtığımız günleri hatırlıyoruz. Ekonomi bürokrasisinin tamamen dışlandığı, ülkenin maliye ve hazinesinin IMF komiserlerine teslim edildiği utanç sahnelerine şahit olduk. Kur, faiz ve enflasyon sarmalına alınan ekonomimiz, neredeyse her 10 yılda bir tekrarlanan krizlerle yıllarca patinaj yapmıştır. Türkiye’nin kalkınma yarışına beraber başladığı ülkeler mesafe alırken ülkemiz gerçek potansiyelini bir türlü kullanamamıştır. 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz reformlarla bu fasit daireye son vererek ekonomide kaynak ve zaman israfının da önüne geçtik. IMF’ye olan 23,5 milyar dolarlık borcumuzu ödeyerek ülkemize ekonomik bağımsızlığını yeniden biz kazandırdık. Bilhassa 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ekonomide yeni bir döneme girdik. Bugün aynı anda farklı cephelerde ülkemizin hak ve hukukunu korkusuzca savunabiliyorsak, bunun gerisinde son 18 yılda kazanılan öz güven vardır. Ne dediler, ‘Kur-faiz-enflasyon ne duruyorsunuz gidin IMF’ye, IMF’den borç alın’ dediler. Biz ne dedik, ‘O sizin meziyetinizdir, sizin şanınızdır. Biz asla IMF kapısını çalan bir iktidar olmayacağız’ dedik ve olmadık ama IMF, bizim kapımızı çaldı. Başbakan olduğum dönemde bizden 5 milyar avro borç istediler. O zaman başbakan olarak dedim ki verin. Bugün bizden borç alan yarın da talimat alır. Sonra vazgeçtiler. ‘Çünkü bunlar çılgın Türklerdir, yapar mı yapar’ dediler, vazgeçtiler. Milletimizin rızkını, Türkiye’nin kaynaklarını krizden ve kaostan beslenen çevrelere yedirmemekte kararlıyız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kur, faiz ve enflasyon üzerinden sıkıştırılması gayretlerini boşa çıkarmayı sürdüreceklerini söyleyerek, şöyle konuştu: “IMF ile kapalı kapılar ardında pazarlığa tutuşanların, bir daha Türkiye’yi eski günlerine geri döndürmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu süreçte kritik bir virajdan geçiyoruz. Türkiye’nin hedeflerine ulaşması, birlik ve beraberliğine sıkı sıkıya sarılmasının yanında koronavirüs salgınıyla mücadelesini başarıyla sonuçlandırmasına bağlıdır. Dünyada dengeleri altüst eden bu salgın, bizim gibi üretim kapasitesi yüksek ülkelerin önünde yepyeni fırsat pencereleri de açmıştır. Coğrafi konumu, güçlü altyapısı, şoklara karşı kazandığı dirençle Türkiye bu fırsatları değerlendirme noktasında en avantajlı ülkelerden birisidir.”

“TÜRKİYE SALGIN SÜRECİNDEN, DİĞER ALANLARLA BİRLİKTE EKONOMİDE DE GÜÇLENEREK ÇIKACAKTIR”

Türkiye’nin salgın sürecinden diğer alanlarla birlikte ekonomide de güçlenerek çıkacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin tüm fertlerinin tam bir seferberlik içinde tedbirlere sarılması gerekiyor. İşte Türkiye Sigorta bunun aynı zamanda garantisi olacaktır. Ne karamsarlığa kapılacağız ne rehavete gireceğiz. Ne kendimizi tamamen hayattan soyutlayacağız ne de hiçbir şey olmamış gibi davranma gafletinde bulunacağız. Milletimizi bir kez daha ‘TMM’ diye sloganlaştırdığımız temizlik, maske, mesafe kuralına uymaya davet ediyorum. Vazgeçin bu dönemde şu düğünlerden, yemekli merasimlerden. Buralardan aldığımız olumsuz haberler bizleri üzüyor. Nikâh törenleriyle bu işleri bitirmek suretiyle bu dönemi gelin atlatalım. Özellikle şu sigara olayına da gelin bu dönemde ara verin. İçmeyin, kendinize acıyın. Biz sizi seviyoruz ve onun için de acıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilikin ülkeye, millete ve sigortacılık sektörüne hayırlı olmasını dileyerek Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez’e teşekkür etti.

Konuşmaların ardından Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türkiye Sigortanın ilk poliçesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu