Başbakan Davutoğlu, İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu.

Başbakan Davutoğlu, İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bugün ilk günkü aşkla, şevkle, kararlılıkla yine milletimizin hizmetindeyiz, Türkiye’nin hizmetindeyiz.”

Davutoğlu, Afyonkarahisar’da düzenlenen AK Parti 24. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dün kente gelirken trafik kazası geçiren İstanbul milletvekilleri Tülay Kaynarca, Fatma Benli, Trabzon Milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu ve Antalya Milletvekili Sena Nur Çelik’e geçmiş olsun dileklerini iletti.

Kaza geçiren milletvekillerinin emniyet kemerlerini taktıklarını, bu nedenle daha acı bir tabloyla karşılaşılmadığını belirten Davutoğlu, vatandaşlardan da yolculuklarında mutlaka emniyet kemerlerini takmalarını istedi. İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun babasının hayatını kaybettiğini de açıklayan Davutoğlu, merhuma Allah’tan rahmet diledi.

Bugün AK Parti hareketi için çok özel bir anlamı olan sembolik bir mekanda olduklarını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, Afyonkarahisar’ın, Türkiye için de ülkenin tarihi için de sembolik bir mekan olduğunu belirtti.

Afyonkarahisar’ın milli mücadelenin sancaktar, sembol şehri olduğunu ifade eden Davutoğlu, istiklal mücadelesinde zafere giden yolda 26 Ağustos’ta Afyonkarahisar’dan harekete geçildiğini hatırlattı. Şehrin AK Parti için de çok özel, çok önemli bir yeri olduğunu aktaran Davutoğlu, AK Parti’nin kutlu yolculuğunun da yine bir Ağustos ayında, 14 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde başladığını bildirdi.

“İstiklalimizin de istikbalimizin de sembol şehri Afyon’da tekrar ilk günkü aşkla yola çıkma heyecanıyla bir araya gelmemiz dolayısıyla çok mutluyuz” diyen Başbakan Davutoğlu, Türkiye’yi umutsuz, çaresiz bir noktadan, karanlık bir tünelden yepyeni ufuklara taşıyan AK Parti kadrolarının 2001 yılında buradan yola çıktığını anlattı.

Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“O günden bugüne, bugünden geleceğe milletimizin umudu olan AK Parti siyasetinin ve AK Parti vizyonunun temelleri bu istiklal şehrinde atıldı. O yürüyüş yıllar içinde ülkemiz için de bölgemiz için de dünya için de adil, demokrat, özgürlükçü, insan odaklı bir siyasetin adı oldu. 21. yüzyılın ilk yılında, 2001’de bir ağustos günü inançlı bir siyasi kadro, ideallere, hedeflere sahip azimli bir kadro Afyon’dan yola çıktı. O günden bugüne bu kadronun bütün kademelerinde görev alan dava arkadaşlarımız 23 kez bir araya geldiler, bu istişare toplantılarını gerçekleştirdiler. Hem muhasebelerini yaptılar hem de gelecek için yol haritalarını belirlediler. Umutlarını, ideallerini, misyonlarını güncellediler ve bu doğrultuda yola devam ettiler. ‘Her şeyin başlangıcında doğru temel atmak lazım’ diyen kurucu Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a da buradan minnetlerimizi, şükranlarımızı bir kez daha huzurlarınızda arz ediyorum.”

Gücünü milletimizden alan bir parti olarak, milletin gönlünden yola çıkmış bir siyasi hareket olarak AK Parti’nin bugün o sağlam temel üzerinde 14. hizmet yılında bulunduğuna vurgu yapan Başbakan Davutoğlu, “Bugün ilk günkü aşkla, şevkle, kararlılıkla yine milletimizin hizmetindeyiz, Türkiye’nin hizmetindeyiz. Allah’ın izniyle hiçbir güç bizi millete hizmetten ve millet yolundan alıkoyamayacaktır. Hiçbir senaryo milletle aramıza giremeyecektir. Dahili ve harici hiçbir odak Türkiye’yi bütün unsurlarıyla, renkleriyle bir bütün olarak sahiplenmemize engel olamayacaktır. Hiçbir cinayet şebekesi bizi hukuktan, adaletten, hakkaniyetten, merhametten uzaklaştırmayacaktır” diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “7 Haziran-1 Kasım arası Türkiye yönetilmesi çok zor kritik bir süreçten geçti. Şimdi o günler geçtiği için hepimiz daha rahat düşünebiliyoruz ama 7 Haziran-1 Kasım arasını nasıl bir kritik dönem olduğunu içinde yaşayanlar bilir ve o kritik eşikten basiretimizle, vakarımızla, dirayetimizle ama en çok da milletimizin duasıyla geçtik ve 1 Kasım seçimlerine öyle ulaştık” dedi.

AK Parti’nin siyaset hayatında pek çok gelenek başlattığını anlatan Davutoğlu, bunlardan birisinin de bugün gerçekleştirilecek toplantı olduğunu vurguladı. Siyasetlerinin esasının istişare olduğunu aktaran Davutoğlu, bu formatta yılda iki kez, genişletilmiş il başkanları formatında daha sık, MKYK toplantılarıyla ve belediye başkanlarıyla da sürekli muhasebe yaparak güç tazelediklerini bildirdi.

AK Parti Kurucu Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2001’de Afyonkarahisar’dan yola çıkarken AK Parti hareketini “ortak akıl hareketi” olarak ilan ettiğini hatırlatan Davutoğlu, “Evet, akıllarımızı birleştireceğiz, emeklerimizi birleştireceğiz ama en önemlisi gönüllerimizi birleştireceğiz, milletin gönlüyle buluşup en doğru istikamette sırat-ı müstakimde yola devam edeceğiz. Bu bizim kültürümüzde, mayamızda, geleneğimizde de var ve biz her konuda istişareyi zaruri görürüz” diye konuştu.

İstişarenin başkasının aklını önemseme, birlikte düşünme olduğunu anlatan Davutoğlu, “Biz istişareden rahmet umarız, fikirlerimizin bereketlenmesini ve kardeşliğimizin kuvvetlenmesini umarız. İnşallah bu istişare toplantılarımızın neticesinde de rahmet bulacağımıza, kardeşliğimizin pekişeceğine en doğru yola, en doğru şekilde, en doğru usulle çıkacağımıza inanıyorum” ifadesini kullandı.

ORTAK AKLI BURADA OLUŞTURMAYA GAYRET EDİYORUZ

AK Parti’nin kuruluşundan itibaren istişareye çok önem verdiğini ve istişareyi kurumsallaştırdığını vurgulayan Davutoğlu, “Biz bu toplantılarımızla ‘acaba milletimizin bize tevdi ettiği emaneti yerine getirirken ihmal ettiğimiz, eksik bıraktığımız herhangi bir şey var mı’ diye kendimize sorarız, dostumuza, yol arkadaşımıza sorarız. Muhasebemizi bu toplantılarda yapıyoruz, ortak aklı burada oluşturmaya gayret ediyoruz. Birliğimizi, beraberliğimizi dirliğimizi bu toplantılarla tahkim ediyoruz. İnşallah bu buluşmamız da partimiz, milletimiz ve ülkemiz için pek çok hayra, güzel kararlara vesile olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“2015 yılı sıradan bir yıl değildi, 2015 yılı siyasi yolumuzda çok önemli bir eşikti” diyen Davutoğlu, 2015’in iki önemli genel seçime sahne olduğunu, bu iki seçimin hikayesine dikkatle bakanların AK Parti’nin muhasebesini ne kadar samimiyetle yaptığını görebileceklerini söyledi.

Davutoğlu, AK Parti’nin 7 Haziran seçimlerinde birinci parti olmasına rağmen tek başına iktidar olacak milletvekili sayısına ulaşamadıklarını anımsatarak, kendilerinin bunu milletin bütün partilere yaptığı bir uzlaşı mesajı olarak aldıklarını ve buna saygı gösterdiklerini ifade etti.

CHP VE MHP ÇEŞİTLİ BAHANELERLE ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMADI

Hükümeti kurma görevinin kendilerini verilmesinin ardından samimiyetle gayret gösterdiklerinin altını çizen Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Görüşmeler boyunca bu iyi niyetli tavrımızı koruduk, net olduk, sağlam durduk ancak aynı samimi tavrı ve arayışı muhataplarımızdan göremedik ve bu görüşmelerden maalesef bir netice hasıl olmadı. Ardından zorunlu olarak yeni bir seçim kararı alındı ve bu defa aynı yapıcı tavrı, ülkeyi seçime götürecek ortak hükümetin, anayasal hükümetin kurulması için gösterdik. Ancak anayasanın açık hükmüne rağmen, o zor günlerde CHP ve MHP çeşitli bahanelerle elini taşın altına koymadı, sorumluluk almadı, açık söylüyorum, sorumluluktan ve milletin yolunda hizmet etmekten kaçtılar.”

Kendilerinin bir yandan sıkıntılı dönemin Türkiye’nin istikrarına zarar vermemesi için gayret gösterdiklerini, ülkenin güncel problemlerini çözdüklerini bir yandan seçim meydanlarında milletin huzuruna çıktıklarını anlatan Davutoğlu, bir yandan da parti içi bütün kurullarla 7 Haziran’ın muhasebesini yaparak çıkardıkları sonuçlarla yeni yol haritalarını çizdiklerini kaydetti.

Davutoğlu, “İleride eminim çok daha iyi tahlilleri yapılacaktır. 7 Haziran-1 Kasım arası Türkiye yönetilmesi çok zor kritik bir süreçten geçti. Şimdi o günler geçtiği için hepimiz daha rahat düşünebiliyoruz ama 7 Haziran-1 Kasım arasını nasıl bir kritik dönem olduğunu içinde yaşayanlar bilir ve o kritik eşikten basiretimizle, vakarımızla, dirayetimizle ama en çok da milletimizin duasıyla geçtik ve 1 Kasım seçimlerine öyle ulaştık. Gururla ifade edeyim ki bu süreçte hem hükümetimiz hem de partimiz örnek bir asil duruş gösterdi ve Türkiye’yi yeni bir girdaba düşmekten kurtardı. Milletimizin partimize verdiği mesajı büyük bir samimiyetle anlamaya gayret ettik ve gereken dersleri çıkardık. Seçim şarkımızda ifade ettiğimiz gibi, ‘yenilendik, tazelendik ve yola revan olduk’, Allah yolumuzu hayr eylesin” diye konuştu.

Ülkeyi ve milleti hedef alan operasyonlara, ameliyatlara büyük bir kararlılıkla karşı durduklarını vurgulayan Davutoğlu, “Kaosa geçit vermedik, AK Parti’yi zayıflatarak Türkiye’yi zayıflatmak isteyenlere hiçbir fırsat vermedik. AK Parti’yi de Türkiye’yi de gönül coğrafyamızı da zaafa uğratmadık” dedi.

Milletin engin feraseti ve şaşmaz basireti ile süreci doğru okuduğunu ve 1 Kasım’da AK Parti’yle birlikte yeni bir destan yazdığını dile getiren Davutoğlu, iki seçim arasındaki 5 kritik kavşağı alınlarının akıyla döndüklerini ifade etti. Davutoğlu, “Bu 5 kavşaktan birincisi 7 Haziran akşamıydı. Yol arkadaşlarımız, dava arkadaşlarımızı ve Ankaralı hemşehrilerimiz genel merkezin önünü hınca hınç doldurarak umutsuzluğa kapılmamamızı bir kez vurguladı ve böyle bir beklenti içinde olanlara en güzel cevabı verdi” şeklinde konuştu.

BİR SANİYE DAHİ BU ÜLKEYİ HÜKÜMETSİZ VE SAHİPSİZ BIRAKMADIK

Davutoğlu, 7 Haziran günü Konya’dan Ankara’ya geldiğinde kendilerinin ümitsizliğe, yeise kapılmasını bekleyen fırsatçı çevreler olduğunu bir kez daha müşahade ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Genel merkezimizin balkonunda bu coşkulu kalabalığa yaptığım konuşmada, hepiniz hatırlayacaksınız, ‘başımız öne eğilmeyecek, şimdi daha öncekinden daha vakur bir şekilde başımızı dik tutacağız ve milletimizin mesajının gereğini yapacağız’ demiştim. Elhamdülillah bu ne güzel ne mübarek bir topluluktur ki 7 Haziran akşamı başımızı önümüze eğmemizi bekleyenlere en güzel cevabı verdi ve bütün bu kritik süreci hiçbir fire vermeden başı dik vakur bir şekilde atlattı. Ben bu başı dik, vakur tavrı dolayısıyla bütün AK Parti kadrolarına huzurunuzda bir kez daha şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Ve bir kez daha diyorum ki ‘başımız hiçbir zaman öne eğilmeyecek, başımız hiçbir zaman öne eğilmeyecek, başımız hiçbir zaman öne eğilmeyecek, Allah’ın izniyle.’ Ayrıca o gün milletimize bir teminat daha verdik, ‘sorumluluğumuzun farkındayız, Türkiye’yi hükümetsiz bırakmayacağız’ dedik ve sonrasında da bunun gereğini yaptık şimdi aradan bu süreler geçti ama herkes şahit ki millet şahit ki tarih şahit ki en önemlisi Allah şahit ki 7 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar bütün o zor kavşaklarda değil bir gün, değil bir saat, değil bir dakika, bir saniye dahi bu ülkeyi hükümetsiz ve sahipsiz bırakmadık.”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Afyon’da bir kez daha bütün milletimizin huzurunda diyorum ki, burada yakılan meşalenin temelini oluşturan kurucu ilkelerden hiçbir şekilde taviz vermedik, vermeyeceğiz. Bu haftaki MYK’da bazı belediye başkanlıklarıyla ilgili aldığımız kararlar bunun somut göstergesidir. Bu davayı şahsi çıkarı için kullananlara bugüne kadar fırsat vermediğimiz gibi bundan sonra vermeyeceğiz” dedi.

Davutoğlu, konuşmasında, son dönemde yaşanan kritik kavşak noktalarından birinin, 7 Haziran seçimlerinden sonra yapılan TBMM Başkanlığı seçimi olduğunu, bu seçimlerde birtakım blok siyaseti uygulayanların, Meclis Başkanı’nı AK Parti dışından seçmek istediklerini anlattı.

Meclis Başkanlığı seçimi için her türlü hesapların içine girenlerin bulunduğunu belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Biz başka hesaplara girmedik ve ‘Meclis Başkanı adayını kendi içimizden çıkarırız ama yan yollara sapmayız’ dedik ve istediğimizi aldık. Elhamdülillah, 2002’den bu yana olduğu gibi 7 Haziran’da da TBMM Başkanlığını onurlu şekilde bir dava arkadaşımız İsmet Yılmaz devraldı. Birtakım hayaller görenlere orada, 258 milletvekilimiz omuz omuza durarak cevabını verdi. 25. Dönem milletvekillerimizi de şükranla anıyorum, teşekkürlerimi ifade ediyorum.”

KURUCU İLKELERİMİZ BİZE YÖN VERMEYE DEVAM EDİYOR

Türkiye’nin geçtiği önemli bir kavşak noktasının da 7 Haziran’da milletin hem siyasete özelde de AK Parti’ye verdiği mesajın samimiyetle değerlendirilmesi olduğuna işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Partimiz içinde oluşan görüşlerle ve yaptırdığımız araştırmalarla çok geniş istişare zemini oluşturduk. Konuyu bütün boyutlarıyla masaya yatırdık. Aldığımız bu derslerle kongremize gittik. Örnek bir kongre gerçekleştirerek AK Parti’nin, birlik beraberliğinden asla vazgeçmeyecek bir parti olduğunu, küçük hesaplara girmeyecek kadroların partisi olduğunu herkese gösterdik. Kongrede yaptığımız tüzük değişikliğiyle partimizin kurucu ilkelerini kurumsallaştırmak, toplumla ilişkisini kuvvetlendirmek üzere yeni birimler ve başkan yardımcılıkları ihdas ettik. Bugün bu birimler ve başkan yardımcılıklarıyla ilgili istişare toplantımızda gerekli bilgilendirmeler yapılacak. Siyasi Etik ve Erdem Komisyonu’nu kurduk, insan hakları, sivil toplum ve çevre, şehir, kültür alanlarıyla ilgili başkan yardımcılıkları ihdas ettik. Sevinerek ifade etmeliyim ki kurucu ilkelerimiz bize yön vermeye devam ediyor.”

DAVAYI ŞAHSİ ÇIKARI İÇİN KULLANANLARA BUNDAN SONRA DA FIRSAT VERMEYECEĞİZ

“Afyon’da bir kez bütün milletimizin huzurunda diyorum ki burada yakılan meşalenin temelini oluşturulan kurucu ilkelerden hiçbir şekilde taviz vermedik, vermeyeceğiz inşallah” diyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Bu haftaki MYK’da bazı belediye başkanlıklarıyla ilgili aldığımız kararlar bunun somut göstergesidir. Bu davayı şahsi çıkarı için kullananlara bugüne kadar fırsat vermediğimiz gibi bundan sonra vermeyeceğiz. Başarımız için dünyanın dört bir yanında semaya el açarak dua eden mazlum milletlerin umudunun, Siirt’te mitinge katıldığı için dövülen genç kızlarımızın, Bergama’da yağmur altında ‘bende buradayım’ demek için mitingimizde saatlerce bekleyen yaşlı kadınlarımızın hakkının, hukukunun birkaç kişi tarafından çiğnenmesine, harcanmasına izin vermedik, vermeyeceğiz.

Evet partimiz ve davamız, yönetici kadroları itibariyle bu salondaki arkadaşlarımızın emanetindedir ve sizler bu partimizin öncülerisiniz ama partimizin ve hareketimizin en büyük sahipleri, hiçbir mevki ve makam sahibi peşinde olmaksızın, hiçbir makam sahibi olmaksızın gece gündüz koşturan, dualar eden, meydanları dolduran, 7 Haziran’da, 1 Kasım’da bazen sıcakta, soğukta, bazen yağmurda, bazen gece yarısı o meydanları dolduran kardeşlerimizindir, bu dava. Hala emin olun 7 Haziran öncesindeki 110 mitingimizin de 1 Kasım’da gerçekleştirdiğimiz 50’ye yakın mitingimizin de her bir sahnesi gözümün önünde. Bir gece yarısı İstanbul Bağcılar’da yaptığımız mitingi hatırlıyorum; gece 23.00’tü. Yine saatlerce helikopter, hava şartları dolayısıyla Tunceli’den gidemediğimiz için Malatya mitinginde 4-5 saat bizi bekleyen kardeşlerimizi hatırlıyorum. Yine güneş battıktan sonra miting yapmak durumunda kaldığımız Mardin’deki kardeşlerimizi hatırlıyorum.”

DİZİMİZİN DERMANI TÜKENİNCEYE KADAR ÇALIŞACAĞIZ

“Allah şahittir, siz de şahit olun ve hep beraber söz vereceğiz, bu fedakar insanların hukukunu hiçbir fırsatçıya çiğnetmeyeceğiz” ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:

“1 Kasım gecesi aldığım en güzel hediyelerden biri, Şam’dan gelmiş olan ilim erbabının, Diyanet İşleri Başkanımız ve birçok ilim adamımızın da huzurunda zikrettiği şu sözlerdi; ‘Türk kardeşlerimiz oylarını elleriyle sandıklara verdiler, biz de semaya rabbimize ellerimizi açarak Türkiye için dua ettik ve oylarımızı öyle kullandık’ dediler. Emin olun o gece ve öncesinde Somali’de, Arakan’da, Bosna’da, Kafkaslar’da, Semerkant’ta, dünyanın her bir köşesinde insanlar bu kadro için dua etti. O gönül insanları, o Türkiye’nin merhametine sığınan vicdan erleri, Türkiye için dua ettiler. Allah bu duaları kabul etti. Bizim üzerimizdeki en büyük sorumluluk bu duaların gereğini yapmaktır, dökülen terlerin, verilen emeklerin gereğini yapmaktır. Bunun gereği neyse, uykusuzluksa uykusuz kalacağız, mecalimiz kalmayınca kadar koşturmaksa mecalimiz kalmayıncaya kadar koşturacağız, dizimizin dermanı tükeninceye kadar çalışacağız. Yeter ki bu aziz insanların emeklerinin, dualarının karşılığını verelim. Bu davaya gönül vermiş, bu dava için alın teri dökmüş yol arkadaşlarımızın hakkının, hukukunun kirlenmesine müsamaha göstermedik, bundan sonra da göstermeyeceğiz. “

TÜRKİYE DÖRT BİR KOLDAN SALDIRILARA MARUZ BIRAKILDI

Davutoğlu, Türkiye için son dönemde yaşanan 4. kavşağın ise geçen Temmuz ayında meydana gelen Suruç saldırısı olduğuna dikkati çekti.

Suruç saldırısıyla beraber ülke üzerinde ameliyat yapılmak istendiğini, bir anda PKK, DHKP-C ve DAEŞ terör örgütlerinin birlikte saldırıya geçtiğini anımsatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Terör örgütleri sahaya sürüldü ve Türkiye dört bir koldan saldırılara maruz bırakıldı. Türkiye’nin bir seçim hükümetince yönetilmesinden medet umanların hesaplarını kursaklarında bırakarak anında kararlı ve kapsamlı bir mücadeleyi başlattık. O zaman şunu diyebilirdik; ‘Türkiye’de geçici bir hükümetiz, risk, sorumluluk almayalım, bekleyelim’ diyebilirdik. ‘Önümüzü göremiyoruz, acaba koalisyon olacak mı, koalisyonu bekleyelim, bu sorumluluğu başkalarıyla paylaşalım’ diyebilirdik ama demedik çünkü biz beklemek için emanet almadık, çünkü biz, bize karşı meydan okunduğunda korkarak kenara çekilmek için emanet almadık, çünkü biz, millet ve tarih üzerimize emanet tevdi ettiğinde bu emaneti başkalarına devretmek için almadık. Biz gerektiğinde her türlü riski alırız ama bu ülkenin, bu milletin kaderini bir saniye dahi düşman ellere terk etmeyiz. Bizim yolumuz budur. Onun için 23 Temmuz günü, arka arkaya gelen terör saldırıları sonrasında, DEAŞ’ın sınırda yaptığı, Ceylanpınar’da PKK’nın yaptığı, DHKP-C’nin İstanbul sokaklarında yaptığı terör saldırıları sonrasında, üç gün sonra gerekli karaları aldık, gerekli talimatları verdik. Bu tehdit ortadan kaldırılıncaya kadar, milletimizin üzerine getirilmek istenen kara bulutlar dağılıncaya kadar terörle mücadele kararı verdik ve bu mücadeleyi de aynı şekilde sürdürüyoruz. Eğer biz bu terör dalgasına gerekli tepkiyi vermemiş ve terörle mücadeleyi başlatmamış olsaydık, Türkiye bugün birilerinin bazı merkezlerde planladığı bir kaosa sürüklenebilirdi. Türkiye’nin kaosa sürüklenmesine izin vermedik vermeyiz. “

Davutoğlu, 5. kritik kavşağın ise Türk demokrasisinin ve seçimlerin hedef alındığı Ankara’daki terör saldırısı olduğunu ifade ederek, “Biz orada hem teröre karşı tepkimizi açıkça gösterdik hem yaralarımızı sarmaya gayret ettik hem de olayın takibatını hakkıyla yaptık. Neticede olayın faillerini de ortaya çıkardık. Bu kritik 5 kavşak dönülürken, AK Parti ve AK Parti’nin değerli kadroları sağduyulu davrandı ve daima doğru tarafta, tarihin doğru tarafından durdu. Milletimiz bu dönemi ve bu dönem boyunca AK Parti’nin neden Türkiye’nin yegane siyasi umudu olduğunu çok iyi gördü ve takdir etti. 1 Kasım’da milletimiz bu sebeplerle emaneti yeniden ehliyet sahibi gördüğü partimize, sizlere, bizlere tevdi etti” değerlendirmesini yaptı.

enerji petrol medya -TÜRKİYE  - DÜNYA -  HABER ,HABERLER -A