Ankara Büyükşehir Belediyesi Projeleri Tanıtım Toplantısı

Ankara Büyükşehir Belediyesi Projeleri Tanıtım Toplantısı

Başbakan Davutoğlu, ATO Congresium’da düzenlenen Ankara Büyükşehir Belediyesi 2016 ve Sonrası Projelerinin Tanıtım Toplantısı’na katıldı.

Sur’da çıkan çatışmada şehit düşen Nuh Özdemir’in, Ordu’nun Akkuş ilçesindeki evi ve ailesinin gazetelere yansıdığını anlatan Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Sur ki aynen Hacı Bayram-ı Veli’nin çevresi gibi, bizim medeniyetimizin Anadolu’daki en büyük beşiği, Diyarbakır’ın Ulu Cami’nin diyarı. Hainler, teröristler bu mübarek beldeyi kana bulamak, bu mübarek beldede kardeşi kardeşe kırdırmak için haftalardır yoğun bir saldırı içinde. Başta Nuh gibi aziz şehitlerimiz olmak üzere, bu toprağın çocukları Sur’da sadece, Sur’un fiziki varlığını değil tarihi varlığını, manevi varlığını korumak için canlarını ortaya koyuyorlar. Her şeyden önce başta Nuh kardeşimiz olmak üzere bu yolda, bu gayretle şehit düşmüş bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Allah mekanlarını cennet eylesin.”

Terör saldırılarında şehit düşenlerin, zor şartlarda büyüyen insanlar olduğuna işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşte Akkuş’taki evlerini gördünüz. Eve ulaşmak bile vakit aldı, kış şartları dolayısıyla. Bu sabah babası, mübarek insan Mehmet Özdemir ile görüştüm ve kendisine de ifade ettim. Nuh’un şehadeti ve Nuh ile birlikte efsaneleşen güvenlik güçlerimizin yaptığı fedakarlıklar hiçbir zaman ruhumuzdan, gönlümüzden ırak olmayacak. Bir kez daha Mehmet Özdemir’e, Nuh’un annesi, mübarek validesi Esma hanıma, değerli eşi Leyla hanıma taziyelerimi hepiniz adına, Başkentimiz adına, bütün ülkemiz adına, 78 milyon adına sunuyorum.

Nuh belki o zor şartlarda, o zor imkanlar içinde büyüdü ama yaptığı hizmetle bütün milletin gönlünde hiçbir zaman eksilmeyecek yer edindi. Nuh bir sembol. Şu anda görevini ağır kış şartlarında yerine getiren, dağlarda, vadilerde, nehir kenarlarında, şehirlerde yerine getiren bütün kahraman güvenlik görevlilerimizin alınlarından öpüyorum, Allah gazalarını muzaffer eylesin diyorum. Orada görev yapan başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere bütün kardeşlerimize de, görevlilerimize de bir kez daha milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum.”

Bugün yürekleri burkan ikinci manzaranın da Suriye rejiminin saldırılarından kaçarken cesetleri sahile vuran insanların trajedisi olduğunu dile getiren Davutoğlu, “5 yıldır dünyanın gözünü kapatıp sanki gözünü yumduğunda unutulacağını farz ettiği Suriye krizinden kaçarak gelen mültecilerin oluşturduğu trajedi. Dün de sahile çoğu çocuk 36 ceset vurdu” diye konuştu.

“Biz bu topraklarını derin irfanından, hikmetinden esinlenmiş Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak 2,5 milyona yaklaşan Suriyeli kardeşimizi misafir ederken bir an dahi tereddüt etmedik, bir an dahi ‘acaba kıt ekonomik imkanlarımıza ne olur’ diye düşünmedik, bir an dahi gelen kardeşlerimize ‘Arap mı, Kürt mü, Türkmen mi, Müslüman mı, Hristiyan mı’ diye bakmadık, hepsine bağrımızı açtık” diyen Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Dünya şahit, tarih şahit, Allah şahit ki milletimizin yazdığı bu destan nesilden nesile aktarılacak. Onları zalime terk etmedik, onları boşlukta bırakmadık ama dünya suskun ama dünya da bu manzaraları sadece gazete manşetlerine yansıyan fotoğraflarıyla anıyor. Aylan bebeğin fotoğrafı gibi. Onun babasıyla geçtiğimiz günlerde buluştum. Buradan bir kez daha bütün dünyaya, vicdan sahibi her insana hitap ederek söylüyorum, Suriye’de masum sivillerin üzerine insafsızca, barbarca bomba yağdıran Suriye rejimi ve yandaşları, evet Rusya da artık bu zulümlerin ortağı olmuştur, Azzaz’da, Türkmen Dağı’nda, Bayırbucak’ta, bütün bu bölgelerde Suriye rejimi ve yandaşların bombalarından kaçan kardeşlerimizin ızdırabına sessiz kalınmamalıdır. DEAŞ teröründen kaçan kardeşlerimizin ızdırabına sessiz kalınmamalıdır.”

Toplantıda vatandaşlara hitap eden Başbakan Davutoğlu, “Türkiye, Suriye krizini tek başına göğüsleyecek sorumluluk altında değildir. Tek başına her türlü fedakarlığı yapmıştır, yapmaya da devam edecektir. Ama dün sahillerimize vuran 36 cesedin vebali, bu trajedi karşısında sessiz kalan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplumdur. Bunun vebali başta Rusya olmak üzere, Suriye konusundaki her kararı veto eden anlayıştır, zihniyettir” dedi.

Türkiye’nin Suriye krizini tek başına göğüsleyecek sorumluluk altında olmadığını ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Tek başına her türlü fedakarlığı yapmıştır, yapmaya devam edecektir ama dün sahillerimize vuran 36 cesedin vebali bu trajedi karşısında sessiz kalan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplumdur. Bunun vebali başta Rusya olmak üzere Suriye konusundaki her kararı veto eden anlayıştır, zihniyettir. Biz sahile vuran bu kardeşlerimizin cesetlerini bir insanlık trajedisinin sembolleri olarak yüreğimizde tutacağız. Nereye gidersek gidelim, hangi uluslararası platforma çıkarsak çıkalım her yerde bu kardeşlerimizin hakkını, hukukunu savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Davutoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in güzel göstergelerle eski Ankara’dan yeni Ankara’ya geçişi anlattığını belirterek, sadece eski ve yeni arasındaki karşılaştırmaları değil, gelecek perspektifini de ortaya koymanın vaktinin geldiğini söyledi. Geleceğe yönelik projelerin de Gökçek tarafından paylaşıldığını hatırlatan Davutoğlu, bunun diğer belediye başkanlarına da örnek olması gerektiğini ifade etti.

Seçim sonuçlarının açıklandığı 1 Kasım’da, büyük zaferlerinin ardından genel merkezden yaptığı konuşmada, “7 Haziran’da bu ülkeyi bir saniye dahi yönetim boşluğuna düşürmeyeceğiz dedim ve gereğini yaptım. Şimdi de sizlere hitaben diyorum ki 1 Kasım seçim zaferi öncesi verdiğimiz sözleri tek tek yerine getireceğiz” dediğini anımsatan Davutoğlu, eylem planlarını açıklamalarının üzerinden bir ay dahi geçmeden vaatlerinin yüzde 30’unu gerçekleştirdiklerine dikkati çekti.

Başbakan Davutoğlu, hayata geçirilen sözleri partisinin grup toplantısında her hafta ilan ettiklerini belirterek, “Son olarak asgari ücreti de bin 300 liraya çıkardık. Onlar, sadece seçim vaadi olarak olmayacak sözler, verirler ama bizim ağzımızdan bir söz çıktı mı bu bir senet mahiyeti taşır. Öğrencilerimizin burslarını artırdık, gençlerimizin iş imkanları için 50 bin liralık hibe uygulamasını başlattık. Şunu bir kez daha ifade ediyorum inşallah önümüzdeki 3 ay içinde vaatlerimizin tamamını yerine getireceğiz” ifadesini kullandı.

Davutoğlu, sadece merkezi yönetim değil, yerel yönetim bazındaki vaatleri de birer birer yerine getireceklerini vurgulayarak, “Bugün genel merkezde bütün belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz, onlara da zikredeceğim, onlar da kendi illerinde bizim ziyaretimizi bir vesile veya başka vesilelerle önümüzdeki 2019’a kadar olan vaatleriyle ilgili planlamalarını halkımızla paylaşacaklar. Hiç kimse verdiği sözün gerisinde kalmayacak” dedi.

Ankara’da yapılması planlanan yatırımlara değinen Davutoğlu, “Dev tema park, hayvanat bahçesi, tarih, bilim, ferman ve Kur’an mucizeleri müzesiyle Ankara’da yaşayan ya da Ankara’yı gezmeye gelen çocuklarımız, gelecek nesillerimiz için doya doya eğlenerek öğrenmenin keyfine varacakları mekanlar sunuyoruz” diye konuştu.

Sitelerde inşa edilen showroomla mobilyacılık sektörünün kalbinin Ankara’da atacağını belirten Davutoğlu, eskiden “memurlar şehri” olarak bilinen başkentin artık aynı zamanda bir sanayi şehri, ihracat yapan büyük bir ticaret merkezi, verimli topraklarıyla tarım şehri olduğunu bildirdi.

Davutoğlu, Ankara’yı başkent olarak yükseltirken bir kavşak, merkez şehir olarak da bütün çevre bölgelerle kalkınmasına özel önem verdiklerini dile getirdi.

Davutoğlu, “İnanıyorum ki Büyükşehir Belediyemiz Ankara’nın kalbi olarak bilinen Ulus’u senelerdir bütün Türkiye’nin beklediği şekilde tarihi hüviyetine kavuşturacak. Ankara bir taraftan gelişirken tarihi dokusunu da koruyacak. Ulus’un artık beklemeye tahammülü kalmamıştır. Açık söyleyeyim hiç de başkent Ankara’nın hak ettiği bir durumda değildir. Veciz ifadeyle söyleyeyim, Ulus’un artık ulusumuza layık hale gelmesi lazım” ifadesini kullandı.

Davutoğlu, Ulus’un Cumhuriyetin doğduğu TBMM’nin de mekanı olduğuna işaret ederek, Ulus’un çevre düzenlemeleriyle hak ettiği yere getirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin en zengin kültürel mirasına sahip Ankara Kalesi’nin de dokusunun yenileneceğini ifade eden Başbakan Davutoğlu, kalenin Türkiye’ye gelen herkesin görmek istediği yaşayan bir tarih mirası olacağını belirtti.

Türkiye’nin en büyük restorasyonu olan Hacı Bayram Projesi’ni bu toprakların manevi sahibi, bu topraklara ömrünü veren büyük arif Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerine layık güzellikte gerçekleştirdiklerini, bunu daha da zenginleştireceklerini vurgulayan Davutoğlu, aynı değişimin bütün Ulus’u kapsamasına yönelik temennisini dile getirdi.

Başbakan Davutoğlu, güzel Ankara’nın yeniden imarına ilişkin arzu edilen her şeyin bir bir yapılacağını ifade ederek, eserlerin Başkente hayırlı olmasını diledi. Davutoğlu, hizmetlerin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere de teşekkür etti.

AK Parti’nin belediyecilik anlayışından önce şehirlerin durumunun çok iyi bilindiğini belirten Davutoğlu, şunları söyedi:

“Gururla ifade ediyorum ki en çevreci hükümetler, şehir kültürüne en saygılı hükümetler bizim hükümetlerimizdir. Bir yandan şehirler kurarken bir yandan doğayı korumayı hiç ihmal etmedik. Bütün çevreciler duysun ve bilsin ki AK Parti döneminde yaklaşık 3,5 milyar fidan, bu aziz topraklara dikilmiştir.”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Ankara’da değil, sadece yerel yönetimlerle değil, topyekun AK Parti iktidarı olarak 1 Kasım’ın ardından 13 yılın tecrübesiyle ve birikimiyle tazelendik, yenilendik ve yepyeni bir şevkle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz 13 yıl boyunca iş ürettik aynı şekilde iş üretmeye devam edeceğiz. Biz ülkemiz için, milletimiz için, şehirlerimiz için çözümler ürettik, yeni hedefler belirledik ve bu hedefler doğrultusunda yürümeye devam edeceğiz” dedi.

Çevreye ve doğaya saygının inancın, kültürün ve medeniyetin bir geleneği olduğunu dile getiren Davutoğlu, orman varlığı bütün dünyada azalırken Türkiye’nin orman varlığını, servetini artıran nadir ülkelerden biri olduğunu söyledi.

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla hizmet ettiklerinin altını çizen Davutoğlu, insanın, hayvanın, ağacın, ormanın, börtü böceğin, tüm yaratılmışların hukukunu gözetmeyi esas alıp, en asil vazife bildiklerini vurguladı.

Başbakan Davutoğlu, şehirleri de bu anlayışla inşa ettiklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun en büyük örneklerinden biri de Ankara gibi İstanbulumuzdur. Bundan tam 22 yıl önce, çöp kokuları nedeniyle sokaklarında yürünmeyen, hava kirliliği nedeniyle uçan kuşları görmeye hasret kaldığımız su sorunu nedeniyle yaşanmaz bir hal alan bir İstanbul da vardı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı dönemiyle ilk olarak Kerbela’ya dönmüş olan İstanbulumuzun su sorunu çözüldü. Ardından da diğer tüm sıkıntılar tek tek çözülmeye başladı. Böylece Ankara ve İstanbul birlikte el ele modernleşmeye çağdaşlaşmaya ve kenti kültürüyle buluşmaya başladı.”

Eski yıllarda Ankara’nın çok farklı bir görünümde olduğunu aktaran Davutoğlu, kentin hava kirliliğinin dünyaca meşhur hale geldiğini ve Ankara’ya geldiklerinde dönmek için can attıklarını ifade etti.

Davutoğlu, şimdi ise Ankara’ya gelenlerin ayrılmak istemediğini belirterek, şunları söyledi:

“Mamak köprü tıpkı İstanbul’daki Hekimbaşı köprü gibi patlamaya hazır bir bombaydı. Bütün bunlar, bu kötü miras, birer birer terk edildi. Ve yepyeni bir dönem, Ankara ile İstanbul ile birlikte hayata geçirildi. Bütün bunlar AK Parti belediyeciliğinin başarılarıdır. AK Parti belediyeciliğinin başka ilkleri de oldu. Temel atarken, tarih ve saat verme geleneği de Cumhurbaşkanımızla birlikte İstanbul’da başladı. Yine toplu açılış geleneğini de biz başlattık. Ne mutlu bizlere ki 24 sene sonra hükümetimizin bir yıllık eylem planını ve reform paketini de aynı yöntemle ilan ettik.”

Başbakan Davutoğlu, vatandaşlara verdikleri vaatleri de tek tek yerine getirdiklerinin altını çizdi. Bu kapsamda, 3 ayda gerçekleşecek vaatlerin yüzde 30’unu yaptıklarını ve vadettikleri reformların da yüzde 25’inin fiilen gerçekleştiğini anlatan Davutoğlu, “Allah’a hamdolsunki milletimize verdiğimiz sözleri harfiyen yerine getiriyor, getirmeye de devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

İstanbul, Ankara, Kayseri, Konya, Kocaeli ve daha birçok şehrin Türkiye’nin nereden nereye geldiğini açıkca ortaya koyduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

“İstanbul gibi İzmir gibi Antalya gibi Gaziantep gibi Samsun gibi Bursa gibi Ankara için de dev projelerimiz var. Turizmden sağlığa, ulaştırmadan kentleşmeye kadar Ankara’nın çehresini değiştirecek başkentin ruhuyla özüyle örtüşecek projelere imza atıyoruz. İşte 5 milyona aşan nüfusuyla çağdaş modern bir Avrupa kenti olan Ankara yerel kalkınmaya güzel bir örnek olarak gelişiyor, kalkınıyor. Oysaki Türkiye’nin başkentini yıllarca ihmal ettiler, Ankaralılar için hizmet üretmedikleri gibi ülkemizin itibarını da düşünmediler. Her gün Esenboğa Havalimanı’na onlarca uçak iniyor, her gün yüzlerce yabancı misafir Ankara’ya geliyor. Gelenlerin daha Ankara’nın girişinde şehrin başlangıcında nasıl bir manzara ile karşılaştıklarını hepimiz hatırlıyoruz.

Değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız, dışişleri bakanlarının bu manzarayı görmemeleri için misafirlerini sohbetle meşgul etmeye çalıştıklarını söylediler. Doğrusu ben de bunlara şahidim. Bu konuda eski dışişleri bakanlarının da bana anlattıklarına da şahidiz. Çünkü protokol yolu çevreye bakılmayacak bir yoldu, Ankara’ya yakışmayan, modern Türkiye Cumhuhuriyetine yakışmayan içler açısı bir manzara vardı. Bu yolu düzenledik, çağdaş bir görünüme kavuşturduk. Ankara parklarıyla, yeşil alanlarıyla dinlenme merkezleriyle Türkiye’nin bütün şehirlerine örnek oldu. Şimdi bambaşka yepyeni bir Ankara var. Hükümetimizin yatırımlarıyla büyükşehir belediyemizin, ilçe belediyelerimizin kazandırdığı eserlerle Ankara büyük bir dönüşüm yaşadı yaşamaya devam ediyor.

Bugün artık modern, temiz, yeşil, sosyal ve kültürel yönden gelişmiş bir Ankara var. Artık hava kirliliği nedeniyle okulları tatil edilen Ankara yok, yeşil alanlarında çocukların top koşturduğu bir Ankara var. Nüfusunun yüzde 98’nin doğalgaz kullandığı şehir içi otobüslerinin yüzde 80’inin doğalgazla çalıştığı bir Ankara var. Tükettiği elektriği üreten bir Ankara var. Dünyanın dört bir köşesinden her yıl ödüller alan bir Ankara var. Sadece Ankara’da değil, sadece yerel yönetimlerle değil topyekun AK Parti iktidarı olarak 1 Kasım’ın ardından 13 yılın tecrübesiyle ve birikimiyle tazelendik, yenilendik ve yepyeni bir şevkle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz 13 yıl boyunca iş ürettik aynı şekilde iş üretmeye devam edeceğiz. Biz ülkemiz için milletimiz için şehirlerimiz için çözümler ürettik, yeni hedefler belirledik ve bu hedefler doğrultusunda yürümeye devam edeceğiz.”

Başbakan Davutoğlu, belediyeler arasında ayrımcılık yapmadıklarını, hukuk çerçevesinde herkesin hakkını verdiklerini, hiçbir belediyenin hakkını almadığını iddia edemeyeceğini kaydetti.

Mardin Büyükşehir Belediyesinin gelirinin neredeyse yüzde 100’ünün merkezi yönetimden sağlandığına, belediyenin gelirinin giderini karşılama oranının ise yüzde 217,7 olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Yani gelirinin yarısından fazlası harcanmıyor. Harcananlar da personel giderlerine gidiyor. Oradan da nerelere gittiğini siz tahmin edebilirsiniz. Bir başka ifadeyle gelirin yüzde 100’e yakını merkezden gelmesine rağmen gelirin yüzde 50’den fazlası atıl bir şekilde bekletiliyor. İstihdam, yatırım vesair yükümlülüklerin giderilmesi sağlanamıyor. Yönetimdeki bir diğer ilginç veri de personel harcamalarıyla ilgili. Mardin Büyükşehir Belediyesinin toplam giderinin yüzde 62,6’sı personele harcanıyor. Oysa Türkiye ortalamasında bu, yüzde 11,7. Bu personel ne yapıyor, hangi hizmeti yerine getiriyor ki personel giderleri yüzde 60’ın üzerinde? Bu personel giderlerinin nereye gittiğini tek tek araştıracak ve hesaplarını soracağız. Mardin ve bölgedeki diğer şehirlerimize gönderdiğimiz vergiler, oradaki şehirlerin güzelleştirilmesine harcanmıyorsa, yatırım yapılmıyorsa hiçbir şehir bir önceki dönemden daha iyi durumda değilse, çöp dağları engeller varsa bunları da hepimizin muhasebe etmesi lazım.”

Davutoğlu, yatırım verilerine bakıldığında bu belediyelerin yönettikleri beldeleri mamur etme gibi bir dertlerinin olmadığının apaçık ortaya çıktığını dile getirdi.

Türkiye’de ortalama bir büyükşehir belediyesinin yatırım giderlerinin toplam giderlere oranın yüzde 46,9 olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, “Mardin Büyükşehir Belediyesinden ise belediyenin yatırım giderleri toplam giderlerin içinde sadece yüzde 7. Yani şehir için yaptıkları yatırım gideri sadece yüzde 7. Diğer şehirlerde yüzde 46. O zaman bu kaynaklar nereye harcanıyor sormak gerekir” diye konuştu.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki birçok şehirde durumun, Mardin’dekinden farklı olmadığını dile getiren Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Eğer Mardin de Türkiye ortalamasında olduğu gibi yatırım yapmış olsaydı, bizim verdiğimiz imkanlar yatırıma yönlendirilmiş olsaydı şimdiki yatırım miktarından 17 kat daha fazla yatırım yapmış olacaklardı. Mesela Nusaybin’in, Derik’in kanalizasyon sorunu, Ömerli’nin içme suyu problemi ortadan kaldırılabilirdi. Rezaleti, vurdumduymazlığı, vicdansızlığı görüyor musunuz? Nusaybin’de, Derik’te kanalizasyon sorunu varken bu kaynaklar kullanılmadığı gibi başka yerlere aktarılıyor. Şimdi de çıkmışlar özerklik, öz yönetim gibi son derece illegal birtakım yapılardan bahsediyorlar. Soruyoruz şimdi, ‘özerklik’ diyorsun, bunun bölgeyi geliştireceğini iddia ediyorsun ama sana vatandaşa harca diye emanet edilen paraları yatırımdan başka her şeye harcıyorsun. Vatandaş hizmet bekliyor, bu beyefendiler ise çukurlar kazıyorlar, barikatlar kuruyorlar, birtakım imkanları sadece bunlara harcıyorlar. Sanki yerel yönetimlere daha fazla imkan tanınmış olsa daha fazla hizmet edecek gibi birtakım iddialarla ortaya çıkıyorlar.”

Başbakan Davutoğlu, bu şehirlerde yaşayan vatandaşların bunlardan hesap sorması gerektiğini, Mardin gibi Diyarbakır, Van, Hakkari ve Şırnak’ta da benzer rakamların olduğunu söyledi.

Davutoğlu, “Yatırım, hizmet, icraat ve temizlik yok ancak şiddet, terör, çukur, barikat, her türlü illegal yapı var” ifadesini kullandı.

Kendileriyle bu belediyelerin zihniyetlerinin çok farklı olduğunu belirten Davutoğlu, “Buradan meydan okuyoruz” dedi.

‘in 3 yıllık perspektifi ortaya koyduğunu, önümüzdeki 1-2 ay içinde tüm AK Parti belediyelerinin, bunu yapacağını dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Bunu bütün belediyelerin yapması çağrısından bulunuyoruz. Bu rakamları Van için, Diyarbakır için de verebilirim ama vaktinizi almayacağım. Yalnız bunun bilinmesi önemlidir. Bunların derdi imar etmek, şehirlerimizi mamur etmek değil. Bunların derdi bölge insanımızı mutlu, huzurlu, müreffeh yaşatmak da değil. Bunların derdi bir çivi çakmak, yeni bir eser ortaya koymak da değil. Varsa yoksa ideoloji, polemik, yalan, kara propaganda ve terör. Milletin emaneti mali kaynakları yine millet için kullanmak yerine, izini sürmekte zorlanılan karanlık mecralara harcıyorlar. Teröristin kazması, greyderi, kamyonu, iş makinesi bunlardan. Bazıları terör örgütünün lojistik merkezi gibi çalışan bu belediyelerin yöneticileri elbette ki bütün bu ihanetlerin, yanlış uygulamaların hesabını verecekler. Biz bu kaynakları havadan kazanmıyoruz. Büyük emeklerle kazanılan bu kaynakları doğru yerlere, o şehirlerimizde yaşayan aziz vatandaşlarımıza harcamak zorundalar. Başka yere giden kaynağın hesabını sormak da hepimizin görevi.”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na “Hacıbayram” tablosu hediye etti.

“Her hediye güzeldir ama Hacıbayram’ı temsil eden hediye en güzeldir” diyen Davutoğlu resme baktıkça Hacıbayram’ı ruhunda hissedeceğini bildirdi.

Toplantıya Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit ile Danıştay Başkanı Zerrin Güngör de katıldı.

enerji petrol medya -TÜRKİYE  - DÜNYA -  HABER ,HABERLER -A