Fransa halkının yanındayız

Başbakan Davutoğlu, terörün, hangi gerekçeyle yapılmış olursa olsun bütün bir insanlığın ortak bir bilinçle karşı durması gereken büyük bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Türkiye olarak Fransa halkının yanında olduğumuzu vurgulamak istiyorum” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, terörün, hangi gerekçeyle, niçin yapılmış olursa olsun bütün bir insanlığın ortak bir bilinçle karşı durması gereken büyük bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Türkiye olarak Fransa halkının yanında olduğumuzu ve hem Lübnan’da hem Fransa’da gerçekleşen terör olayları sonrasında dost ve komşu Lübnan’la ve müttefikimiz Fransa ile birlikte bundan sonra da teröre karşı mücadelede omuz omuza olacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum” dedi.

Davutoğlu, Conrad Otel’de düzenlenen Türk-Japon İş Forumu’ndaki konuşmasında, önceki gün Beyrut’ta, dün de Paris’te meydana gelen terör saldırlarında hayatını kaybedenlere rahmet diledi ve ailelerine taziyelerini sundu.

Davutoğlu, “Terör, hangi gerekçeyle, niçin yapılmış olursa olsun bütün bir insanlığın ortak bir bilinçle karşı durması gereken büyük bir insanlık suçudur. Türkiye olarak Fransa halkının yanında olduğumuzu ve hem Lübnan’da hem Fransa’da gerçekleşen terör olayları sonrasında dost ve komşu Lübnan’la ve müttefikimiz Fransa ile birlikte bundan sonra da teröre karşı mücadelede omuz omuza olacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. G20 Zirvesi öncesi gerçekleşen bu terör saldırıları, uluslararası dayanışmamıza ne kadar çok ihtiyaç hissettiğimizi bir kez daha ortaya koymuştur” dedi.

Davutoğlu, dünyanın en genç uçak filosuna sahip olan ve 2014’te yaklaşık 55 milyon yolcu taşıyan Türk Hava Yolları’nın şu an 110 ülkede 279 noktaya uçarak, uçuş destinasyonları bakımından dünyada birinci sırada olduğunu söyledi.

Türkiye’nin dünyada en önemli noktalarına, yatırım bölgelerine doğrudan erişim imkanı bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, İstanbul’daki üçüncü havalimanının tamamlanmasıyla bu konudaki imkanların daha da genişleyeceğini kaydetti.

Türkiye’den 3-4 saatlik uçuş mesafesiyle ulaşılabilen ülke sayısının 52 olduğunu dile getiren Davutoğlu, bu ülkelerin toplam 25 trilyon dolar gayri safi milli hasılaları ve 9 trilyon dolar civarında ithalatları olduğunu, dolayısıyla Türkiye’de yapılacak her yatırımın çok geniş bir havzaya ulaşma imkanı bulunduğunu anlattı.

THY’nin Narita, Tokyo, Kansai ve Osaka havalimanlarına yaptığı uçuşlarına ilave olarak Haneda Havalimanı uçuşlarına da başlayacağını belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Dünyadaki 250 en büyük müteahhitlik firmasından 42’si Türk firmasıdır. Türk müteahhitlik sektörü, Çin’den sonra ikinci büyük grup olarak büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu arada Japonya ile birlikte hayata geçirmeyi hedeflediğimiz Sinop Nükleer Güç Santrali projesine de büyük önem atfettiğimizin altını çizmek istiyoruz. Ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığı göz önüne seren sembol niteliği taşıyacak projelerin başında gelen bu proje, Türk ve Japon konsorsiyumları tarafından inşa edilecektir. Türkiye hızla büyüyen ve gelişen bir ülkedir. Altyapı yatırımları alanında Japonya ile iş birliğimizi devam ettirmek istiyoruz. İstanbul Boğazı’ındaki ikinci köprü olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve son olarak Marmaray projesi, iki ülkenin, iki ülke iş dünyalarının birlikte neler yapabileceğinin en güçlü göstergeleri olmuştur. ”

Önemli projeler

Japonya Başbakanı Shinzo Abe ile açılışı yapılan Marmaray’la Asya ve Avrupa arasında seyahat edenlerin, Türk-Japon dostluğuna da şahitlik ettiğini ifade eden Davutoğlu, bunlara ilaveten bazı mega projelere dikkati çekmek ve Japon yatırımcıları da bu projelerde görmeyi arzuladıklarını söyledi.

Davutoğlu, dünyanın en uzun asma köprüsü olması planlanan Çanakkale Boğazı köprüsü projesi, İstanbul’daki dünyanın ilk üç katlı Avrasya Tüneli ve Ankara-İstanbul yeni hızlı tren hattı projesinin bunlardan bir kısmını oluşturduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin nükleer enerji, uzay teknolojileri, gelişmiş iletişim ve haberleşme teknolojileri, savunma sanayi ve diğer birçok önemli sektördeki araştırma, geliştirme ve yatırımlarını süratle ileri aşamalara taşıyacağını kaydetti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Ülkemizde daha çok Japon ekonomik varlığını ve yatırımlarını görmekten memnun olacağız. Milletimizin ortaya koyduğu güçlü iradeyle önümüzdeki hafta kuracağım yeni hükümetimiz her türlü desteği vermeye hazırdır. Yeni hükümetimizin en çok önem vereceği ikili ilişkilerin başında da Türk-Japon ilişkisi gelmektedir. Değerli dostum Abe’yle de önümüzdeki 4 yıl içinde iki hükümet arasında ilişkilerin en derin bir şekilde geliştirileceği konusunda bugün görüşmelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Davutoğlu, Türkiye’nin 2002’den itibaren fiyat istikrarı, finansal istikrar ve verimlilik artırıcı yapısal reformlara odaklandığını dile getirerek, bu sayede ülkenin ekonomik refahı hızla artarken, finansal sektör ile dış şoklara karşı çok daha dayanıklı bir nitelik kazandığını söyledi.

Türkiye’nin 2014’teki 800 milyar ABD dolarlık gayri safi yurt içi hasıla ile dünyada 18’inci, Avrupa’da 7’nci sırada olduğunu ifade eden Davutoğlu, kişi başına düşen milli gelirin de 10 bin dolar seviyesinin üzerine çıkarıldığını kaydetti.

“Türkiye güçlü bir finans ve bankacılık sektörüne sahiptir”

Davutoğlu, 2010’da büyüme oranının yüzde 9,2 olarak gerçekleştiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“Finansal krizin gittikçe ağırlaştığı 2011’de Türkiye yüzde 8,5 büyüyerek dünyada ikinci hızlı büyüyen ülke olmuştur. Küresel çapta gayri safi yurt içi hasıla büyüme oranı 2012’de hızını kaybetmiş olsa da göreceli olarak dünyada hızla büyüyen ülkeler arasında yerimizi muhafaza etmekteyiz. Her ne kadar son 2-3 yıl içinde yüzde 3’ler seviyesinde gerçekleşen büyüme bizi tatmin etmese de son veriler bu konuda yükselişe işaret etmektedir. 2014 sonunda ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artarak 157,7 milyar dolar, ithalatımız ise yüzde 3,7 azalarak 242 milyar dolar olarak kaydedilmiş, dış ticaret hacmimiz yaklaşık 400 milyara dolar ulaşmıştır. Yine önemli bir finansal gösterge olan bankalardaki sermaye yeterlilik oranını yüzde 8’den 2013’te yüzde 12’ye, 2014’te yüzde 15’e yükselttik. Türkiye güçlü bir finans ve bankacılık sektörüne sahiptir. Yapısal reformlar sayesinde Türkiye’nin makro ekonomik temeli güçlenmiştir. 2023’e kadar tarımsal milli gelirimizi 150, tarım ürünleri ihracatımızı ise 40 milyar dolar üzerine çıkarmayı planlıyoruz. Hedefimiz, tarımsal ekonomik büyüklükte dünyada ilk 5’e girmektir. Kasım 2014’te ilan ettiğimiz öncelikli sektörel ve yapısal dönüşüm programlarıyla 2018 sonuna kadar gayri safi yurt içi hasılayı 1,3 trilyon dolara, cari açığı yüzde 5,2’ye çekmek, işsizlik oranını da yüzde 7 civarına indirmek şeklinde orta vadeli hedeflerimizi belirledik.”

Davutoğlu, enflasyonu daha da düşürmek, kamu maliyesinde güçlü duruşu sürdürmek yönündeki temel hedefleri gerçekleştirmeye kararlı olduklarını belirterek, “Ülkemizde siyasal istikrarın sürdürülmesi ve buna bağlı olarak ekonomik öngörülebilirliğin devamı bizim için çok önemlidir. Köklü demokrasimizin başarılı bir uygulaması olarak 1 Kasım 2015’te düzenlenen genel seçimlerde halkımız bir kez daha siyasi ve ekonomik istikrardan yana kuvvetli bir tercihte bulunmuştur. Böylece gerek ekonomik kalkınma ve büyümenin sürmesi, gerek yurt dışından yatırımların gelmeye devam etmesi ve ülkemizin yatırımlar bakımından en elverişli ülkelerin başında gelmesi öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Yapısal reform çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu.

“İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiye katkı”

Davutoğlu, ülkeyi, Cumhuriyetin 100. yılının idrak edileceği 2023’te kişi başına 25 bin dolar, toplam 2 trilyon dolar milli gelire sahip dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmiş, yeni ve alternatif ihracat pazarlarına erişim imkanları sağlayarak 500 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşmış bir ülke haline getirmeye kararlı olduklarını vurguladı.

Böylece dünya çapında 10 marka ortaya çıkartmış, dünyanın sayılı deniz ve havalimanlarına sahip 3 nükleer santral inşa etmiş ülke olarak yükselen bir ülke olma niteliğini güçlendirerek devam ettireceklerini anlatan Davutoğlu, 2023 hedefleri çerçevesinde hızlı teren hatlarını 10 bin kilometreye çıkartmak için yatırımlar yaptıklarını, inşa edilecek yeni havalimanlarıyla yolcu kapasitesinin yılda 165 milyondan 400 milyona çıkarılacağını kaydetti.

Burada hem iki ülkenin tarihi ilişkilerini bir kez daha teyit ettiklerini hem de geleceğe dönük ortak hedefleri gerçekleştirme yönünde güçlü bir irade sergilendiğini dile getiren Davutoğlu, iki ülke arasındaki karşılıklı yatırım, ticaret ve iş ilişkilerini geliştirme hususunda karşılıklı siyasi iradenin bulunduğunu anlattı.

Davutoğlu, gerekli destek ve kolaylığın sağlanması için hükümetlerin çalışmalarını yakın eş güdüm içerisinde sürdüreceğini ifade ederek, “Bugünkü temaslarınızın verimli geçeceğine, yeni iş bağlantıları kuracağınıza ve böylece Türkiye-Japonya ekonomik ilişkilerine katkıda bulunacağınıza inanıyorum” dedi.

İki ülkenin tarihi derinliğe sahip çok köklü iki devlet olduğuna işaret eden Davutoğlu, önümüzdeki dönemde de 21’inci ve daha ileriki yüzyıllarda da bu ilişkilerin güçlenerek devam edeceğini belirtti.

Davutoğlu, “Mevkidaşım Abe ve iki hükümet arasındaki güçlü siyasi irade, sizlerin önünü açmak konusunda her türlü engele karşı en önemli teminat niteliğindedir” diye konuştu.

Japonya Başbakanı Shinzo Abe,Başbakan Ahmet Davutoğlu - İstanbul Türkiye - A14 Japonya Başbakanı Shinzo Abe,Başbakan Ahmet Davutoğlu - İstanbul Türkiye - A158 Japonya Başbakanı Shinzo Abe,Başbakan Ahmet Davutoğlu - İstanbul Türkiye - A113 Japonya Başbakanı Shinzo Abe,Başbakan Ahmet Davutoğlu - İstanbul Türkiye - A1534

enerji petrol medya -10044