“Bu Millet, Bugüne Kadar Hiç Kimseyi Sırtından Bıçaklamamıştır”

“Bu Millet, Bugüne Kadar Hiç Kimseyi Sırtından Bıçaklamamıştır”

Toplu açılış töreni ve çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Bayburt’a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınır ihlali yapan Rus uçağının düşürülmesi ve sonrasında yaşanan gelişmelere değinerek “Devletler arasındaki ilişkiler çocuk oyuncağı değildir. Rusya bizim gözümüzde önemli ve köklü bir devlettir. Bunun için Rusya’dan, bu tür konularda devlet ciddiyetine yakışır bir tavır bekliyoruz… Rusya Devlet Başkanı Putin, Türkiye’nin kendilerini sırtından bıçakladığını söylüyor. Hayır, bu millet bugüne kadar hiç kimseyi sırtından bıçaklamamıştır. Bu millet göğüs göğse savaşmasını bilen bir millettir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli temaslarda bulunmak ve şehirde yapımı tamamlanan projelerin ve toplu açılış törenine katılmak üzere Bayburt’a gitti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış töreninin gerçekleştirildiği Bayburt Kent Meydanı’nda halka hitap etti. Okullardan pansiyonlara, 8 sulama göletinden 310 kilometrelik yola ve toplam yatırım bedeli 156 milyon lira olan 18 hizmetin Bayburt’a hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmetlerin, yeni hükûmet döneminde de kesintisiz şekilde devam edeceğini söyledi.

“MİLLETİMİZ, 1 KASIM’DA BU MEMLEKETİN KADERİNİ BİR AVUÇ TERÖRİSTE BIRAKMAYACAĞINI GÖSTERDİ”

Türkiye’nin, 7 Haziran seçimlerinden sonra bir belirsizlik ortamına girince, birilerinin meydanı boş sanıp, ortalığı yakıp yakmaya başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama meydanın boş olmadığını gördüler” dedi ve şunları söyledi: “Bu ülkede milletin doğrudan kendisinden yetki alarak göreve gelmiş bir Cumhurbaşkanı var. Bu ülkenin, önce geçici olarak görev yapan, şimdi de Meclis’te çoğunluğun desteğine sahip hükûmeti var. Bu ülkenin, her biri birer kahramanlık timsali olan güvenlik güçleri var. Herkese anladığı dilden, hak ettiği şekilde cevabı verildi, verilmeye devam ediyor. Milletimiz, 1 Kasım seçimlerinde, bu memleketin kaderini bir avuç teröriste, ülkenin ve milletin gerçeklerini okumaktan aciz siyasetçilere bırakmayacağını, irfanıyla, basiretiyle gösterdi. Bayburt da bu seçimde, şanlı geçmişine yakışır şekilde, tercihinin istikrar ve güvenden yana olduğunu, en açık şekilde ortaya koydu.”

“TÜRKİYE’NİN BULUNDUĞU COĞRAFYA EN KÜÇÜK BİR TEREDDÜDE İZİN VERMİYOR”

Şimdi Türkiye için yüzünü geleceğe dönme, projelere ve planlara odaklanma zamanı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bulunduğu coğrafya, en küçük bir boşluğa, en küçük bir tereddüde, en küçük bir rehavete izin vermiyor. Dört bir yanımız, güvenlik sorunlarıyla, ekonomik, sosyal, siyasi krizlerle, insani dramlarla çevrilmiş durumda” diye konuştu.

Türkiye’nin bin yıldır kader ortaklığı yaptığı kardeşlerinin zor günler yaşadığına dikkat çeken ve Suriye, Irak, Balkanlar, Kırım, Kıbrıs ve Kafkasya’yı anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir yandan bölücü terör örgütünün alçakça saldırılarıyla, diğer yandan paralel devlet yapılanmasının ihanetleriyle mücadele ettiğine dikkat çekti. Ancak Türkiye’nin tarihinden, kültüründen ve medeniyetinden aldığı ilham ve milletten aldıkları güçle, hepsinin de üstesinden gelecek morale sahip olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şöyle dedi: “Bu coğrafyada nice zaferler kazanıldı, sevinçler yaşandı. Aynı zamanda bu coğrafyada nice yenilgiler tadıldı, üzüntüler yaşandı. Hepsi gelip geçti. Fakat işte biz burada, 78 milyon insanımızla, bölgesel ve küresel vizyonumuzla dimdik ayaktayız. Allah’ın izniyle, ebediyen de ayakta kalmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayburtlulara hitaben yaptığı konuşmasında, güncel gelişmelere ilişkin açıklamalarda da bulundu. Salı günü sabah saatlerinde, Hatay’ın güneyinde, sınırımızı ihlal eden iki savaş uçağından birinin, Türk F-16’ları tarafından düşürüldüğünü belirterek şunları söyledi: “Öncesinde yapılan tüm ikazlara rağmen, 5 dakika içinde de 10 kez Suriye hava sahasında iken yapılan uyarılara rağmen sınırımıza doğra gelmekte olan bu uçakların aidiyetini, hangi millete mensup olduğunu bilmek tabii ki mümkün değil. Fakat ikazlara rağmen geldiler ve sınırımızdan içeri girdiler. 17 saniyelik sınır ihlalinden sonra bir tanesi tekrar Suriye topraklarına geçti. Ama o esnada iki F-16 uçağımız bunlara odaklanarak ikinci uçağı düşürdüler. Daha sonra bunun Rusya’ya ait olduğu anlaşıldı.”

“DEVLET TERÖRÜ ESTİREN ESED’E BU DESTEĞİN VERİLMESİ MEŞRU MUDUR?”

Türkiye’nin Suriye sınırlarının daha önce de, Suriye rejiminin ve terör örgütlerinin uçak, helikopter, insansız hava aracı, havan mermileri ve top mermileri ile tacizlere maruz kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2012’de bir eğitim uçağımızın düşürülmesinin ardından belirlenen angajman kurallarının tüm dünyaya ilan edildiğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus savaş uçakları tarafından daha önce de Türk hava sahasının ihlal edildiğine ve gerekli uyarıların yapıldığına işaret ederek bu süreci aktardı ve şu değerlendirmelerde bulundu: “Bunlardan biri Karadeniz’de oldu. O zaman 15 dakika kadar sınır ihlali yaptı. 3-4 Ekim tarihlerinde yine iki kez sınır ihlali yaptılar. Bu 3’üncü kez bir sınır ihlaliydi. Dediler ki ‘Bizim aramızda stratejik iş birliği var.’ Eyvallah, ama bu egemenlik haklarımızı ihlale sebep olamaz. Nitekim 3-4 Ekim’deki sınır ihlallerinde Sayın Putin’i telefonla aradım, ‘Bakın bu yapılanlar şık değil, bunlar çirkin gelişmeler’ diyerek bunları konuştum. Buna rağmen bu 3’üncüsü oldu. G-20’de bunları kendisiyle yine konuştum. Orada da, ‘Bunu bir misafirlik olarak kabul edeceksiniz’ dediler. Ben de dedim ki ‘Davetsiz misafirlik olmaz.’ Hassas bir bölgenin içerisindeyiz. Şu anda Rusya orada… Defalarca söyledik; ‘Sizin orada ne işiniz var?’ Neymiş; ‘Suriye rejimi davet etmiş.’ Şu anda Suriye’de gayri meşru bir devlet var. Siz her davete icabet etmeye mecbur musunuz? Burada 380 bin insanı öldüren bir katil Esed var. Bunun davetine icabet etmeye mecbur musunuz? Her türlü desteği veriyorsunuz. Devlet terörü estiren böyle bir insana bu desteğin verilmesi meşru mudur?”

“TÜRKİYE, KASITLI OLARAK RUS SAVAŞ UÇAĞI DÜŞÜRMÜŞ DEĞİLDİR”

Olayın bu çerçevede değerlendirilmesi için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini, yaşanan hadiseden dolayı üzüntülerini ifade ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Rusya’nın bu olay üzerine gösterdiği tepkiyi anlayışla karşılamaya çalışıyoruz. Ancak, Rus tarafının meseleyi, asıl mecrasından çıkartıp, farklı alanlara taşımaya çalışmasından fevkalade rahatsızız. Son olarak, Rusya Devlet Başkanı’nın, dün akşam Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Hollande ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamalar, asla kabul edilebilir değildir. Bu vesileyle şu hususları bir kez daha, Bayburt’tan tüm Türkiye’ye ve tüm dünyanın dikkatine sunmak istiyorum: Türkiye, kasıtlı olarak Rus savaş uçağı düşürmüş değildir. Bu olay, sınır ihlaline verilen otomatik bir tepkiden ibarettir, angajman kurallarının uygulanmasıdır.”

“YÜZDE 99’U MÜSLÜMAN OLAN TÜRKİYE’NİN İSLAMLAŞTIRMA HAREKETİNE İHTİYACI YOKTUR”

‘Biz DAEŞ’e karşı mücadele veriyoruz’ diyerek Rus yönetiminin hedef saptırdığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bayırbucak Türkmenlerinin yaşadığı bölge, Lazkiye’nin olduğu bölge, DAEŞ’in olduğu bölge değildir. Dünyayı, kimseyi aldatmayalım; DAEŞ’e karşı verilen bir mücadeleniz olmamıştır. Zaten DAEŞ şu anda rejimle ortak çalışan bir terör örgütüdür. Şu anda DAEŞ’e karşı böyle bir mücadeleyi veren ülke Türkiye’dir. İşte Cerablus’ta verdiğimiz mücadeleler, ülkemizde verdiğimiz mücadeleler ortada. Ama kalkıp da ‘Türkiye’deki yönetimin bir İslamlaştırma çabası içinde olduğunu’ söyleyen Rusya yönetimine ben şunu söylüyorum: Türkiye’nin yüzde 99’u Müslümandır. Türkiye’nin böyle bir İslamlaştırma hareketine ihtiyacı yoktur. Böyle bir yakıştırmayı doğrusu ben Rusya yönetimine yakıştıramadım. Acaba ben 30 milyon Müslümanın yaşadığı Rusya için ‘Rusya yönetimi Hristiyanlaştırma hareketi yapıyor’ desem doğru mudur. Bu ne kadar yanlışsa, Türkiye yönetimi için bu yakıştırmayı yapmak da o kadar yanlıştır.”

“BİZ TERÖR ÖRGÜTÜNDEN PETROL ALACAK KADAR HAYSİYETSİZ DEĞİLİZ”

Yine Rus yönetiminin, Türkiye’nin DAEŞ’ten petrol satın aldığı yönündeki iftiralara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yazıklar olsun. Türkiye’ye bu iftirayı atanlar bunu ispat etmekle mükelleftir. Türkiye DAEŞ’ten petrol satın almıyor. Amerika Hazine Bakanlığı, Rus şirketleri ile DAEŞ’in ortaklaşa Suriye rejimine petrol sattığını belgelediler” diye konuştu. Türkiye’nin petrolünü Rusya’dan İran’dan, Azerbaycan’dan Kuzey Irak’tan; Cezayir ve Katar’dan LNG aldığını açıklayarak Türkiye’nin kaynaklarının belli olduğunu, bu iftiranın Türkiye’ye atılamayacağını söyleyerek, “Biz terör örgütünden petrol alacak kadar haysiyetsiz değiliz. Bize bu iftirayı atanlar bilsinler ki müfteri sıfatını sahiplenmişlerdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte, Türkiye’deki iki muhalefet partisi liderinin gelişmelerle ilişkin yaptıkları açıklamaları da şu sözlerle eleştirdi: “Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, bakın ana muhalefeti ve diğer bir tane muhalefet ki biliyorsunuz gücünü bölücü terör örgütünden alıyor, kalkıyorlar şu anda Rusya’nın yanında yer alıyorlar. Bu nasıl bir siyasettir? Kendi hükûmetinin, kendi devletinin yanında değil orada yer alıyorlar. Daha önce de zaten bunlar Suriye’deki devlet terörü estiren rejimin yanında yer almadılar mı? Şimdi de yine aynı şeyi yapıyorlar, ama biz milletimizi yanımızda görüyoruz ya bu bize yeter.”

“ULUSLARARASI İLİŞKİLER DEDİKODUYLA, İFTİRAYLA YÜRÜMEZ”

Birleşmiş Milletler üyesi 120 ülkeyle birlikte Türkiye’nin de Suriye’deki ılımlı muhalifleri muhatap olarak kabul ettiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyada DAEŞ terör örgütüne karşı en ciddi mücadeleyi veren ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin; 140 vatandaşının ölümüne, 7 güvenlik görevlisinin şehit olmasına yol açan bu örgütün faaliyetlerine karşı, her türlü önlemi aldığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen Türkiye’yi DAEŞ’le ilişkili göstermeye çalışmak, açık söylüyorum, Türkiye’ye karşı büyük bir saygısızlıktır. Hele hele petrol olayı tam manasıyla bir saygısızlıktır” dedi ve şunları ekledi: “Sayın Putin, Türkiye’ye giden ve petrol taşıyan bir takım kamyonlardan bahsediyor. Uluslararası ilişkiler, dedikoduyla, iftirayla yürümez. Şayet Rusya’nın böyle bir iddiası varsa, tüm belgeleriyle bunu ortaya koymak, ispat etmek mecburiyetindedir. Yakında Paris’te bir zirve var. Ben kendilerinden olayın olduğu gün randevu talebinde bulundum, telefonla görüşelim istedim. O günden bugüne dönmediler. Şimdi Paris’te İklim Değişikliği Zirvesi var. Zannediyorum kendileri de oraya gelecek, orada da bunları oturup konuşabiliriz, değerlendirebiliriz. Biz, Rus savaş uçaklarının sınırlarımızı ihlal ettiğini, radar görüntüleriyle, ses kayıtlarıyla tüm dünyaya duyurduk. Bu konuda Türkiye’nin haklı olduğu tüm dünya tarafından kabul ediliyor. Rusya’nın da iddialarını bu şekilde ispatlama mükellefiyeti vardır. Aksi takdirde, Türkiye’ye yapılan bu ağır ve haksız ithamın yüzünden Rusya ‘yalancı’ durumuna düşecektir. Bizim gönlümüz, hiçbir ülkenin böyle zelil bir duruma düşmesine razı gelmez.”

“RUSYA’YA ATEŞLE OYNAMAMASINI TAVSİYE EDİYORUZ”

Rusya’nın uçak meselesini bahane ederek Suriye’deki askerî varlığını güçlendirmesinin arkasındaki kurnazlığı da gördüklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Başkanı Putin’in, “Kim terörizme çifte standart uyguluyorsa ateşle oynuyordur” sözlerini hatırlatarak şunları kaydetti: “Bu söze, ben de sonuna kadar katılıyorum. Suriye’de 380 bin cana mal olan devlet terörü uygulayan Esed rejimine destek olmak; evet, ateşle oynamaktır. DAEŞ’le mücadele bahanesiyle, uluslararası meşruiyeti olan muhalifleri vurmak; evet, ateşle oynamaktır. Türkiye’nin haklılığının tüm dünya tarafından kabul edildiği bir hadiseyi bahane ederek, bize olmadık ithamlarda bulunmak, meseleyi vatandaşlarımıza eziyete kadar vardırmak; evet, ateşle oynamaktır. Bölgede ticari faaliyet veya insani yardım amaçlı olarak bulunabilecek tırları, sorumsuz bir şekilde vurmak, evet, ateşle oynamaktır. Rusya’ya, çok samimi olarak, ateşle oynamamasını tavsiye ediyoruz.”

“RUSYA’DAN DEVLET CİDDİYETİNE YAKIŞIR BİR TAVIR BEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Devletler arasındaki ilişkiler çocuk oyuncağı değildir. Rusya bizim gözümüzde önemli ve köklü bir devlettir. Bunun için Rusya’dan, bu tür konularda devlet ciddiyetine yakışır bir tavır bekliyoruz. Her şeyin açık ve sarih bir şekilde ortada olduğu bir hususta, tam tersi iddialarda bulunmak, Rusya’yı dünyanın gözünde çok farklı bir konuma düşürecektir” eleştirilerinde bulundu.

Türkiye’nin Rusya’yla olan ilişkilerini önemsediklerinin, bu ilişkilerin zarar görmesini hiçbir şekilde istemediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus Liderin ‘Sırtımızdan bıçaklandık’ şeklindeki açıklamasını ise şu sözlerle değerlendirdi: “Putin, Türkiye’nin kendilerini sırtından bıçakladığını söylüyor. Hayır, bu millet bugüne kadar hiç kimseyi sırtından bıçaklamamıştır. Bu millet göğüs göğse savaşmasını bilen bir millettir. Biz mücadelelerimizi her zaman göğüs göğse verdik ve öyle veririz, neticesi ne olursa olsun öyle veririz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye sınırımızın ihlali sebebiyle yaşanan hadisenin, kendi mecrasında sonuna kadar takip edilip her şey araştırılacağını, sonuçta olayda hangi tarafın kastı veya ihmali varsa ortaya çıkacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bu mesele üzerinden, Türkiye’ye yönelik top yekûn bir iftira kampanyası başlatılmasını, vatandaşlarımızın taciz edilmesini, ilişkilerimizin tehlikeye atılmasını, açıkçası Rusya’ya yakıştıramıyorum” şeklinde konuştu.

“BU SORUNUN MEVCUT İLİŞKİLERİMİZE ZARAR VERMESİNİ İSTEMİYORUZ”

Pazartesi günü Paris’te, Rusya Devlet Başkanı Putin’le bu meseleyi yüz yüze görüşerek, kendisiyle makul bir noktada buluşmayı ümit ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: “Bu konunun, gereksiz bir şekilde tırmandırılmasından Rusya’nın göreceği zarar, bizimkinden kesinlikle daha az olmaz. Türkiye ile Rusya’nın önünde gerçekten çok büyük bir iş birliği potansiyeli var. Bu sorunun, ne mevcut ilişkilerimize, ne de potansiyelimize zarar vermesini istemiyoruz. Türkiye ile Rusya’nın ilişkilerinin bozulmasından memnuniyet duyacaklar olabilir; ama bu durumundan zarar görecek olan sadece ülkelerimizdir. Rusya’ya samimiyetle diyorum ki, gelin böyle bir duruma meydan vermeyelim.”

2023 HEDEFLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının son bölümünde ise 2023 hedeflerine atıfta bulunarak, kat edilmesi gereken çok yol olduğuna değinerek, “Ekonomide dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmek mecburiyetindeyiz. Üretimimizi artırarak, teknolojik altyapımızı güçlendirerek, ihracat hedefimize ulaşarak, istihdam alanlarını genişleterek bu yolda kararlılıkla yürümeliyiz” ifadelerini kullandı.

Kalkınmanın; sağlıktan kültüre, şehircilikten ulaşıma, ekonomiden eğitime her alanda gerçekleştiğini ve bunun devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin sorumluluğu sadece Edirne’yle Kars arasından ibaret değildir. Meseleye böyle bakarsak, bize ne Edirne’yi yar ederler, ne de Kars’ı… İşte bunun için coğrafyamızın kaderinden, milletimizin kaderinden kaçamayız diyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erzincan -Bayburt -A15 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erzincan -Bayburt -A1512 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erzincan -Bayburt -A151

enerji petrol medya -TÜRKİYE